Günahların elinde, bir o yana bir bu yana savrulan bir terzi, zamanın Kutbu olarak bilinen, bir Allah Dostunun yanına gider. Halini anlattıktan sonra Allah Dostundan durumuna çare olacak bir nasihat ister.
Allah Dostuyla terzi arasında şöyle bir konuşma geçer:
-Sen ne iş yaparsın?
-Terziyim efendim
-Kaç yıldır bu mesleği icra ediyorsun?
-Tam 30 yıldır efendim.
-Terzilikte en zor şey nedir?
-Ölçüye göre kesim yapabilmektir.
-Can boğaza geldiğinde kesim yapabilir misin?
-Canım tendeyken kesimi zor yapıyorum, can boğaza gelince nasıl kesim yapabilirim, bu mümkün değil!
-Öyleyse 30 yıldır yaptığın kesim işini can boğaza gelince yapamıyorsun da,
30 yıldır yapmadığın tövbeyi can boğaza gelince nasıl yapacaksın?
İnsanları iki şey helâk etmiştir:
“Nasıl olsa Allah affeder diye günah işlemek,
Nasıl olsa daha vakit var diye günahına tövbe etmeyi geciktirmek”