Cahil, âlimi tanımaz çünkü o, hiç âlim olmadı. Âlim, cahili tanır çünkü o, eskiden cahildi.
Cahilin yaşlısı yaşlandıkça, hiç olur. Âlimin yaşlısı yaşlandıkça, koç olur.
Âlim her yaşta tazedir. Cahil her yaşta bayattır.
Sükût, cahilin örtüsüdür, âlimin süsüdür. Cahil konuştuğu zaman, sükûtunun cehlinden olduğu anlaşılır. Âlim konuştuğu zaman, sükûtunun hikmetinden olduğu anlaşılır.
Cahil ağzına geleni hemen söyler. Âlimin sözü dokuz boğumdur düşüne, düşüne söyler.
Cahiller sesini, âlimler sözünü yükseltir.
Cahil direk kişiliğe saldırır. Âlim konuyu konuşur.
Cahiller kişileri konuşur. Âlimler fikirleri konuşur.
Cahilin ölümünden hoşluk, âlimin ölümünden boşluk doğar. Âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir. Âlimler geldiklerinde, cahiller gittiklerinde mutluluk saçarlar.
Cahiller necaset böceği gibidirler, kıpırdadıkça ortama pis koku yayarlar.
Âlimler miskü amber gibidirler, nereye gitseler mis gibi kokular yayarlar.
“Âlimin bir kelâmı la’l-u mercan incidir, cahilin her kelâmı günde bin can incitir.”
“Al abdesti kıl namazı etme şek,
İki cahilden hayırlıdır bir eşek,
Eşeğe yükletirlerse pek çok kitap,
Cahile ne söz kar eder ne hitap.”
“Cahillerle tartışmak ısırgan otuyla taharetlenmek gibidir.”
“Cahillerin yanında bir kitap gibi sessiz ol.”
Cahille sohbet iyi değildir bilene, Cahil ne söylerse gelir diline.
Dünyada en zor şey bir cahile bilmediğini anlatmaktır.
Hazreti Ali (r.a) Efendimiz buyurmuş ki:
–Eğer caiz olsaydı şöyle dua ederdim. Allah’ım beni cahil kulunla cennete koyacağına, âlim kulunla cehennemde yanmaya razıyım.
Bir gün Hz. İsa’nın (a.s) nefes nefese koştuğunu görenler durdurup sordular:
–Ey ölüleri dirilten, abraşları iyileştiren, hastalara şifa veren Mesih. Böyle nefes nefese kalmış nereye koşuyorsun, kimden kaçıyorsun?
Hz. İsa (a.s):
–Cahillerden kaçıyorum.
Cahil kendinin düşmanıdır. Bir başkasına nasıl faydası olabilir?
Cahilin dindarlığı hissi dindarlıktır, dini-darlıktır. Cahilin dindarlığı arttıkça, yobazlığı da artar. Cahil, dini-darlığı, dindarlık zanneder.
Cahilin tiksindiren bir dindarlığı vardır. Âlimin imrendiren bir dindarlığı vardır.
Cahillere; bilmediğini bilmeyen, bilgi sahibi olmadan kanaat sahibi olan cahillere güzel söz ikram etmek, bir öküzün boynuna kıymetli mücevherlerle dolu bir gerdanlığı takmak gibidir.
Cahillerin kalpleri dudaklarında, âlimlerinki kalplerindedir.
Cahil hakkı görünce teslim olmaz, haksızlıkta inat eder. Âlim hakkı görünce haksızlığı bırakır, hakka teslim olur.
Soru soran insan beş dakika cahil görünür, sonra ömür boyu sorduğu konunun âlimi olur. Sormayan insan beş dakika âlim görünür, sonra ömür boyu sorduğu konunun cahili olur. Gecikme zammı da cabası!
Cahil ayıbını hüner zanneder. Âlim en küçük ayıbından titrer!