Vaktiyle bir ormanda üç öküz yaşarmış. Biri beyaz, biri siyah biri de gri renkte olan bu üç öküzün dostluğu dillere destanmış. Üçü de çok güçlü ve semiz öküzlermiş. Nereye gitseler birlikte giderler, bir saldırı olduğunda üçü birleşerek güçlü boynuzlarıyla saldırganı kaçırırlarmış.

Öküzlerin bulunduğu ormanda yaşlı bir aslan yaşarmış. Bu aslan iyice yaşlanmış avlarını eskisi gibi avlayamaz hale gelmiş. Bazen tuzak kurarak bazen tatlı dil kullanarak avlarını avlıyor, gününü kurtarmaya çalışıyormuş.

Bu üç öküzün semizliği iştahını kabartıyor ama onların hem birlikteliğinden hem de güçlü boynuz darbelerinden korkuyor bir türlü yanlarına yaklaşamıyormuş.

Günlerce düşünmüş taşınmış. Bir plan yapmış. Öküzlerin lideri siyah öküze yaklaşarak dostluk teklif etmiş:

–Ben demiş yaşlı bir aslanım. Beni aranıza kabul ediniz. Benden size zarar gelmez. Tecrübelerimden yararlanırsınız.

Bu şekilde tatlı sözlerle bir şekilde siyah öküzü ikna etmeyi başarmış. Nihayet yaşlı aslan üç öküzün aralarına sızmayı başarmış. Siyah öküzün güvenini iyice kazandıktan sonra bir gün siyah öküzü kenara çekerek şöyle demiş:

–Dostum, biliyorsun geceler çok tehlikelidir. Bu beyaz öküz geceleyin hedef teşkil eder. Bizim yerimizi belli eder. Onun yüzünden kendimizi niye riske atalım?

Bu ve daha nice sözlerle beyaz öküzün sürü için tehlike teşkil ettiği konusunda siyah öküzü ikna etmiş. Siyah ve gri öküz beyaz öküzü sürüden dışlamışlar.

Bu şekilde sürüden dışlanan beyaz öküzü yaşlı aslan sinsice saldırarak öldürmüş. Sonra kendisine mükemmel bir ziyafet vermiş. Aslan beyaz öküzün etini yiyerek iyice güçlenmiş.

Siyah ve gri öküz, gelişmelerden habersiz yaşlı aslanla dostluğunu devam ettirmişler. Aradan bir süre geçtikten sonra yaşlı aslan siyah öküze bildik teklifini yapmış:

–Dostum demiş. Sen güçlü kuvvetli bir öküzsün. Bende tecrübeli bir aslanım. İkimiz yan yana geldiğimizde kimse bize karşı koyamaz. Bu gri öküz biraz beyaz öküze yakın. Bu da tehlike teşkil edebilir diyerek gri öküzü de bir şekilde safdışı bırakmayı başarmış.

Yalnız kalan gri öküzü uygun ortam ve zaman yakalayarak beyaz öküzü öldürdüğü gibi öldürmüş ve onu da afiyetle yemiş.

Beyaz öküz ve gri öküzü yiyerek iyice güçlenen yaşlı ve kurt aslan, bir gün bütün heybet ve gücüyle siyah öküzün karşısına dikilmiş. Siyah öküz bakmış ki aslanın niyeti hiç de iyi görünmüyor.

–Beyaz öküzü beyazdır tehlike teşkil ederek yedin, griyi de aynı bahaneyle yedin, şimdide beni mi yiyeceksin diye böğürmüş.

Yaşlı ve kurt aslan:

–Bunu anlamakta çok geç kaldın diye kükremiş!

Siyah öküz:

–Mademki beni yiyeceksin o zaman bana izin ver. Biz üç öküz her gün gün doğarken bir şarkı söylerdik. Müsaade et de son şarkımı söyleyeyim demiş. Aslan siyah öküzün yanında gün doğana kadar beklemiş.

Gün doğarken siyah öküz acı acı böğürerek son şarkısını söylemiş:

–Ey mahlukat ve ey ins-ü can…Biz üç öküz idik. Dostluğumuz dillere destandı. Aramıza hain bir aslan girdi. Şu beyaz öküzdür, şu gri öküzdür diyerek arkadaşlarımı birer, birer yedi. Birazdan beni de yiyecek.

Ama ben anladım ki ben şimdi yenmemişim. Ben beyaz öküzün yendiği gün yenmişimde haberim yokmuş!

Çıkarılabilecek muhtemel dersler:

“Papazı götürdüler benden değil diye ses çıkarmadım.

Hahamı götürdüler benden değil diye ses çıkarmadım.

İmamı götürdüler benden değil diye ses çıkarmadım.

Beni de götürürlerken ses çıkaracak kimse kalmamıştı zaten!

–“Küçük veya büyük rastladığın her fenalıkla hemen mücadele et. Sonraya bırakırsan, o büyüyecek ve seni helâk edecektir.”

–“Zulme ses çıkarmayanlar zalimlerin gizli ortaklarıdır. Zulme ses çıkarmayan mazlumlarla, zalimler kardeştirler.”

–“Zalim kardeşinize de yardım ediniz. Onu zulümden men etmek suretiyle, ona yardım ediniz.”

–“Senin ömrün hep şerleri seyretmekle geçmedi mi? Sen şerleri seyrederken şerler her tarafı istilâ etmedi mi?”

–Kafana inen tepikler, vaktiyle göstermediğin tepkilerden ibarettir.

–Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur.

–Ayağımıza takılanlar ya ekmediklerimizdir ya biçmediklerimizdir.

–“Mazlumlar ayağa kalkmadan zalimler diz çökmez”

–“Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;

Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh (Abdülhak Molla).

–“Haksızlık karşısında susmayınız, hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz.”

–Kötülükler sineye çekerek değil, sığaya çekerek azalır! Kötülükler karşısında kesintisiz sabır değil, keskin tavır gerekir. Zira geniş kütükleri kesmek için keskin balta gerekir.

–Adaletin topuzu, hoşgörünün şerbetinden daha şifalıdır. Toplumu daha çabuk iyileştirir.

–“Selvi gibi umutlar söndü, döndü birer, birer iğdeye, Geçti borun Pazar’ı sür eşeğini Niğde’ye.”

–Badel harabel. Basra. Basra harap olduktan sonra…

–Dikenler ekilmez. Tarlanın bakımı yapılmadığı zaman dikenler ortaya çıkar. Karanlık doğmaz. Güneş battığında karanlık ortaya çıkar.

–İyilerin kötülerden daha güçsüz olması iyilik adına bir faciadır. İyiliğin emrinde kötülükleri bertaraf edecek bir güç olmalıdır. Güçten yoksun iyilik, varlığını sürdüremez. Çünkü kötüler ancak kesin bir tavır görünce geri çekilir. Zalim ve zorba insanlar güce tapan insanlardır.

–Haksızlıklara isyan etmeyenler, gelecek felaketleri kabullenirler.

–Kuvvetsiz adalet, zillet üretir. Adaletsiz kuvvette, zulüm üretir.”

–Tek bir tükürük hakkım kalsaydı, Onu zalimlerin yüzüne değil, onlara ses çıkarmayan korkakların yüzüne tükürürdüm.

–Zalimleri zulmünden vazgeçiren kesintisiz sabır değil, keskin bir tavırdır.

–Zalimlerden korkmak, onlara boyun eğmek ömrü uzatmaz. Çünkü ecel birdir değişmez. Meşhur sözdür: Koyunun da ömrü, kurdun korkusuyla geçermiş. Ama onu en çok çobanlar ve insanlar yermiş. Ama zalimlerden korkarak yaşanan bir ömür, en alçak bir ömürdür.

Leşle beslenen karakargalarla, zulme ses çıkarmayarak yaşamaya çalışan karga tıynetli adamlar aynı türdendir. İkisi de atıkla beslenmektedir.

Kara karga doğası gereği, kara adam da karakteri gereği!

–“Köprüden geçerken sakın ayıya dayı deme! Zira sen karşıya geçmeden sular köprüyü bölerse, öbür tarafa ayının yeğeni olarak gitme durumun var.”

–“Mazlumun zalimden öcünü alacağı, hesap soracağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.”

-“Bize lazım olan soylu bir öfkedir.”