“Ceset güzelliğine güvenerek, ruha böbürlendi. Ruh cevaben:

–Hey süprüntülük, ben senden çıktığım anda hiçbir kıymetin kalmaz. Seni böcekler yesin diye toprağa gömerler.”

Çerçeveye gösterilen ihtimam aslında içindeki resmin hatırı içindir. Cesede verilen değer ruhun hatırınadır. Cesedi için bu kadar üzülenlerin kulakları çınlasın. Allah’ın; cesedi mezarda kimlere yedirdiğinebakıp, ibret alsınlar.

Ayrıca kafesi süslemek içindeki kuşu beslemek değildir. Cesedi şişmanlatmak da ruhun işine yaramaz.

Ahmağın birisi gökte uçan kartalı avlamak için yerdeki gölgesine ok sadağındaki bütün oklarını boşalttı”.

“Ömrümün güzel çağı bin heves,

Her güzelin arkasında tükendi nefes nefes.”

Uçun kuşlar uçun doğduğum yere,

Şimdi dağlarında mor sümbüller vardır,

Üzerinde akar coşkun bir dere,

İçimde oralı bir bülbül vardır.

İnsan doğarken içine ebed bülbülü yerleştirilmiştir. Dünyayı altınla kaplayıp ona sunsan yine geldiği vatanını isteyecektir. O yüzden ebed bülbülü asıl vatana dönmedikçe inlemesi dinmez.

Her an ölümlüyüm, ölümlüyüm diye haykıran dünya, her an ebed, ebed diye haykıran insan ruhunu nasıl tatmin edebilir?

Güzelliğin kaynağına ulaşmak için; ayna olan binlerce güzele tek, tek aşık olmak, her bir güzelde eriyip acı çekmek, insanı bitip tükenmeyen bir hüsrana sürükler. En kısa ve en kolay olanı, aynalardan yüz çevirip; Ebedi güzelliğe sahip olan Sultan-ı Ezeliyi tanımak ve nefsini ondan satın almak için çalışmaktır.

Ebediyen genç ve güzel kalkmanın tek yolu budur.

Sultan-ı Ezelinin rızasına mazhar olan ebediyen güzelleşir.

Rivayetlere Göre hikmetli sözleriyle meşhur Lokman Hekimin dikkat çekici bir yüzü varmış. Bir gün bir adam ona dikkatle bakınca Lokman Hekim şöyle cevap vermiş:

Hayrola! Boyayı mı beğenmedin, yoksa boyacıyı mı?

Çıkarılabilecek Muhtemel Dersler:

–Postundan dolayı değerli olsaydı, ayı beyefendi olurdu. Çünkü o postu yıllarca sırtında taşımıştır. Değer daima içte üretilir, dışta değil.

–Bahasına derman yetmeyen değeri ve fazileti içte üret(e)meyip, pahalı eşyalarla kişilik defolarını kapatmaya çalışanlar, dışarıdan spot lambalarla aydınlatılan cansız heykellere benzerler.

–Bir köpek on bin fit yukarda en son model bir uçakla seyahat etse yine köpektir. Altın da çamurun içine düşse yine altındır. Binaenaleyh zatı meziyet engel tanımaz.

–Ruh yaratıldıktan sonra ölümsüzdür artık.

Ceset ise, içinden ruh çıkar çıkmaz kokuşmaya başlar.

Fiziği yüzünden hayata küsenlerin kulakları çınlasın. Sizi beğenenler/beğenmeyenler mi kalbinizi çalıştırıyor ve size hayat veriyor?

–Bize geçici bir süre taşımamız için verilmiş bir resimdeki farklılıklar yüzünden kibirlenmek ne kadar saçma ise, yine o resimdeki farklılıklar yüzünden “düşük benlik duygusu” geliştirmek ve “hayata küsmek” o kadar saçmadır. Çünkü bütün resimler geçici bir süre bize taşımamız için verilmiştir. Çünkü bütün resimler bize ait değildir, ressamına aittir. Biz sadece taşımakla görevliyiz.

–Taşıdığımız resimlerin emanetçisi olduğunu unutup, sahiplendiğimiz zaman sorunlar başlıyor. Eğer emanetçisi olduğunu unutmazsak, o zaman herhangi bir sorun yaşamayız.

7.9 Şiddetinde bir depremden ağır hasar almadan kurtulan bir ev o depreme boyası yüzünden dayanmış değildir.

–Cenab-ı Hak, Hz. Yusuf (a.s) mı yakışıklı olduğu için peygamber yapmadı.”

–”Allah’u Teala sizin mallarınıza ve suretlerinize bakmaz. Kalplerinize ve amellerinize bakar.”