Ona ağır sıklet diyorlardı. O akşama kadar en ağır yükleri kaldırıyordu. Çok güçlüydü. Son katlara çamaşır makinesi, buzdolabı gibi ağır yükleri taşıyordu. Çok sevdiği bir dostu:
-Bak yaşın oldukça ilerledi, artık namaza başlasan dedi.
-Sabah namazına kalkmak çok ağır geliyor o yüzden başlayamıyorum.
-Senin gibi ağır sıklet bir adamın, 80 kiloluk bir ağır sıkletin, 2 kiloluk bir yorganın ağırlığı altında kalıp sinek gibi ezilmesi ne hazin. İki kiloluk yorgan, urgan mı ki, seni ölü gibi yatağa asıyor dedi.
Bu söz ağır sıkletin çok ağrına gitti. Çok etkilendi. O an ağırlığını koyarak nefsinin ve yorganın tüm ağırlıklarından kurtuldu ve namaza başladı. Tam 20 senedir namazına devam ediyor ve diyor ki:
-Seher vakti 2 kiloluk yorgan altında kalıp, sinek gibi ezilecek biri olamam ben.
Yorganlar urgan olup yatağa asamaz beni.