Gayrimüslim bir denizci, okuması için kendisine Kur’ân veren Müslüman arkadaşına, Kur’ân’ı okuduktan sonra soruyor:

–Muhammed denizci miydi?

–Denizci mi?

Muhammed Aleyhissalâtu Vesselam çölde doğdu, çölde yaşadı, çölde öldü!

Bu cevap denizcinin oracıkta Müslüman olmasına yetiyor. Şaşkın ve açıklama bekleyen gözlerle bakan Müslüman arkadaşına denizci, Nur Suresi’nin 40. âyetini göstererek:

–Dinle diyor:

“…Engin ve derin bir denizdeki zifirî karanlıklar gibi ki; bir dalganın üzerini başka bir dalga kaplar ve o dalganın üzerini de bir bulut! Birbiri üstünde karanlıklar! İnsan elini çıkarıp uzatsa neredeyse onu da göremeyecek.”

Denizci diyor ki:

“-Ben sayısız deniz fırtınaları içinde bulundum.

Bizzat yaşamadıkça, ömrü çölde geçmiş birinin bu fırtınaları tarif etmesi mümkün değil. Kur’ân, olsa olsa o fırtınaları koparan Yaratıcının kelâmıdır.”

 Bu ilişkiyi hangimiz kurabilirdik? Üstelik kâfirlerin içine düştüğü manevî karanlıkları tanımlayan bir bahis içinde!

Karakalem Dergisinden İktibastır