Evhamlı bir kişilik kafasında kurduklarını kuruntularını gerçek zanneder, zannettiklerini gerçek farzeder. Sormaz, teyit ve tahkik etmez. Çünkü evham üretmekten buna fırsat bulamaz. Bu yüzden çok suizan eder. Sonra gıybet eder sonra iftira eder, sonra dedikodu eder.
Bazı günahlar birbirini doğurur. Önce suizanla başlar her şey. Suizannın temelinde öyle olduğunu farzetmek, zannetmek vardır. Suizandan sonra gıybet eder, gıybet yaparken muhtemelen iftirada edebilir ve iftirayı yayabilir. Çözüm: Zannetme, farzetme, sor! Araştır teyit ve tahkik et!
Boşboğaz bir insan kendisine tevdi edilen sırları tutamaz ve bu sırları sağda solda ağzından kaçırarak kul haklarını yüklenmiş olur. Bu şekilde başkalarının özel hayatını faş etmiş ve onlara maddi manevi zarar vermiş olur.
Yumuşak yüzlü hayır diyemeyen insanlarında gıybet etme ve arkadan konuşma ihtimalleri daha yüksektir. Çünkü kendisinden istenilenlere hayır diyemezler. Çünkü yüzleri yumuşaktır. Ama sonra arkadan konuşurlar. Çünkü iradeleri hayır diyecek kadar gelişmemiştir. Önce verirler sonra verdiklerine verip veriştirirler, bol çam devirirler.
Sinirli insanlarda öfke kontrolü olmadığı için çok kalp kırarlar. Kul hakkına girerler. Sinirli insanlar sinsi değillerdir. Asla kin beslemezler. Çünkü içinde tutamaz. Ama öfke kontrolü olmadığı için çabuk parlar ve çok kalp kırarlar.
Sinsi ve ketum insanlar arasında bir benzerlik vardır ama aynı karakter değildir. Her sinsi ketumdur ama her ketum sinsi değildir. Ketum, boşboğazın zıddıdır. Az konuşur ve sır tutar. Sinsi gibi algılanır ama sinsi değildir. Sinsi tipler, niyetleri bozuk karakter yoksunu sefil tiplerdir. Menfaatine ulaşasıya kadar kirli niyetini kırk bohça içinde saklayan kişidir sinsi adam!
Hazreti Ömer cahiliye döneminde de altındı, İslamiye döneminde de altındı. Efendimizin (s.a.v) İki Ömer hakkındaki duası niçin Hz. Ömer’e (Ömer Bin Hattap) nasip oldu da Ömer bin Hişam’a (Ebu Cehil’e) nasip olmadı.
Çünkü Hz. Ömer (r.a) kişilik özellikleri itibariyle Ebu Cehil’e göre daha kaliteli bir insandı.
O yüzden; İnsaniyetle İslamiyet arasında ve kişilik yapısıyla günahlar arasında yakın bir ilişki vardır. İmanıyla ve ibadetleriyle kişiliğini yoğurmayan, kaliteli hale getirmeyen insanın imanı, zamanla kuru bir söylem, İbadetleri de zamanla merasim düzeyinde kalabilir Maazallah.
“Çünkü iman kuru sözlerle, birtakım kuruntularla değil, yaşayışın onu doğrulamasıyla mümkündür.”