Ünlü bir dokumacı dokuduğu kumaşı satmış. Onun bir kusuru görülmüş ve iade edilip parası istenmiş. Bunun üzerine dokumacı ağlamaya başlamış.

Demişler ki:

-Kumaşı iade ettik diye ağlıyorsan üzülme. Kumaşı geri alalım ve paranı da geri verelim.

Dokumacı:

-Hayır, ben kumaş için ağlamıyorum. Onun bir kusuru görüldü ve geri çevrildi. Ya ömür boyu kıldığım namazlarım mahşer günü kusurlu bir kumaş gibi yüzüme çarpılırsa ne olur halim. Ben bunu düşündüm de ağladım.