Kulluk hizmeti kesintisizdir. Ara-sıra koşarak maratoncu olamazsınız. Ara-sıra resim çizerek ressam olamazsınız. Ara-sıra şiir yazarak şair olamazsınız. Ara-sıra ve artık vakitlerle de Allah’ın rızasını kazanamayız. Kulluk hizmeti kesintisizdir. Sonsuz olan ahiret hayatını kazanmak için kesintisiz ve süreklilik arzeden ciddi bir programa bağlı kalmamız gerekir. Şüphesiz ki “amellerin hayırlısı az ama sürekli olanıdır, az ama sürekli çiseleyen rahmet yağmurları gibi” Basit şeyler basit gayretle; kıymetli şeylerde kesintisiz gayretle, doğru metotla, halis niyetle elde edilir. Zira cenneti adama ucuza vermezler.
Malumdur ki, bahçedeki ayrık otları ekilmez. Bahçenin bakımı terk edildiğinde ayrık otları her tarafı istila eder. O yüzden bahçenin düzenli olarak çabalanması gerekir. Manevi hayatta böyledir. Sen kendini “Hak”la meşgul etmezsen “batıl” seni istila eder.
İbadetler ve güzel amellerde sürekliliği kazanmak için en önemli unsur; İman hakikatlerinin düzenli olarak okunması ve içselleştirilmesidir.
Ayet-i Kerimeleri, Hadis-i Şerifleri, hikmetli sözleri ve takva vitaminlerini tefsir ve yorumlarıyla birlikte düzenli olarak okumak ve ruha emdirmek gerekir. Bu düzenli okumalar (diğer şartlarla birleştiğinde) Allah’ın izniyle;
–Manevi iştahı açar.
–Kişiyi helallere koşturur.
–Manevi kasları güçlendirir.
–Manevi bir güç kazandırır.
–Haramlardan nefret ettirir ve hakeza!
Düzenli olarak şahsi okuması olmayanın manevi açıdan terakki etmesi çok zordur!
Ben hangisini beslersem o galip gelir!
Bir Kızılderili oğluna hayat dersi veriyordu.
Kulübesinin önünde, siyah köpeğiyle, beyaz köpeğini güreştiriyordu.
Oğlu sordu:
–Babacığım sence hangisi galip gelir?
Babası cevap verdi:
–Oğlum ben hangisini beslersem, o galip gelir.
Bu örnek, ruhla cesedin mücadelesi için güzel bir örnektir. Nefis doyasıya kadar yemek yemek, kanasıya kadar su içmek istiyor. Bıraksan gün boyu uyumak ve tembellik yapmak istiyor. Dilediği gibi yaşamak istiyor. Hiçbir kayıt ve kural altına girmek istemiyor. Bedeni hazları en ince detayına kadar sürekli tüketmek ve yutmak istiyor. “Bir lokmada, bir bakmada insanı ebedi cehenneme sürüklemek‘ istiyor.
Eğer insan nefsinin bu isteklerine bir sınır koymazsa, nefsinin elinde oyuncak olur. Bir tutam otu yemek için hem kendini hem sahibini uçuruma yuvarlayan eşek gibi, nefiste geçici, kararsız ve haram lezzetler için, hem kendini hem sahibini ateşe atabilir. Allah korusun.
Bunun için insan nefsini kayıt ve kural altına almalı ve ruhu sürekli beslemelidir. Yoksa nefis hiçbir zaman doymaz ve yeter demez. İsteklerinin sonu gelmez.
-Oruç tutarak nefsin yollarını daraltmalıyız.
-Nefse gece baskınları düzenlemeliyiz (Teheccüt).