Mısırlı bir profesörün bir Batı ülkesini ziyareti sırasında hava alanında bir anne ve iki çocuğu arasındaki gözlemlerini anlatan bir makaleden alınan aşağıdaki bölümün sizler için yol gösterici olabileceğini düşünüyoruz.
Özetle makale şunları söylüyordu:
“Erkek çocuk 9-10 yaşlarındaydı ve gördüğü bir oyuncağı almak istedi. Annesi, oğlunun haftalık harçlığının o oyuncağı almaya yeteceğini, hatta isterse dondurma dahi alabileceğini biliyordu. Kız 5 yaşlarındaydı ve abisinin aldığı oyuncaktan o da almak istedi. Annesi oyuncak alırsa geriye hiç parası kalmayacağını, biraz sonra ağabeyi dondurma alırsa, kendisinin de dondurma isteyip istemeyeceğini iyi düşünmesi gerektiğini söyledi. Kız oyuncağı alma isteğini yineledi ve anne her defasında hiç kızmadan durumu çocuğa açıkladı. Kızın ısrarı üzerine oyuncağı almasına izin verdi. Ne var ki bir süre sonra oğlan çocuğu dondurma alınca, kız çocuğu da dondurma almak için annesine koştu. Anne hiç kızmadan çocuğu anladığını, ama onun daha önce bir seçim yaparak parasıyla oyuncak aldığını, dondurma için başka parası kalmadığını söyledi. İlginç? yanı bütün bunları söylerken kız çocuğunun saçını okşaması, kendisine eşit biriyle konuşur gibi sakin sakin sevecenlikle konuşmasıydı. Küçük kızın annesine ağlamaları, yalvarmaları, yakınmaları hiçbir sonuç vermedi ve dondurma alamadı.
O zaman Mısır’daki kendi eşimi düşündüm. Eğer eşim benim gördüklerimi görseydi, bu kadının iyi bir anne olmadığını söylerdi. Ne olur sanki, ufacık çocuk, üç kuruşluk dondurma alsan ne olacak sanki, bu çocuğa bu kadar eziyet etmeye değer mi” derdi.”
Söz konusu anneye göre, çocuklarının gelecekte sorumluluk duygusu içinde davranmaları, verdiği kararlarının sorumluluğunu almaları şimdi öğretilmeliydi ve bunun öğretimi ana-babanın sorumluluğuydu. Hastalıktan korunmak için yapılan aşının acısı gibi, sorumlu yaşamayı öğrenmesi için? Ççocuğun o anki acıyı yaşaması gerekiyordu.
Sözün kısası: Sorumluluk öğretilmeden çocuklardan sorumlu davranış beklemek bir haksızlıktır. Unutmayalım ki, çocuklarımızın sorumlu bir kişilik geliştirmesini desteklemek biz büyüklerin ellerinde. Risk almayı bilen, sorunlarını çözümleyebilen, düşünce üretebilen bireyler yetiştirebilmek dileğiyle…
Doğan Cüceloğlu
-Sorumluluk bilinciyle mutluluk duygusu arasında yakın ilişki vardır. İnsan sorumluluklarını yerine getirmediği zaman suçluluk duygusu yakasını bırakmaz.
-Zamanında ve sürekli olarak yerine getirilen sorumluluklar kişinin özgüvenini besler. Güçlü bir kişilik inşa eder.
-Sorumluluk bilinci gelişmeyen insanda özgüvende gelişmez, özgüveni gelişmeyen insanda sığıntı bir ruh hali oluşur, edilgendir, hayır diyemez, kendini koruyamaz, çünkü özgüveni kendisini koruyacak kadar gelişmemiştir.