1-Ey nefsim namaza koş!

Seni yataktan seccadeye ok gibi fırlatmayan imanın,  sırattanda şimşek gibi geçiremez. Kul kendini değiştirmeyi büyük bir samimiyetle ve bütün içtenliğiyle istemedikçe, Allah onun halini değiştirmez. “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Rad Suresi.11)

2-Ey nefsim namaza koş!

Sabah namazı vaktinde yatak; istirahat döşeği olmaktan çıkmış, şeytanın beşiği haline gelmiştir. Eğer hala yatakta yatıyorsan, bilki şeytanın beşiğinde, şeytanın hezeyanlarını dinlemektesin:

-Ha guzucuğuma nenni nenni…

-Uyusunda büyüsün nenni,

-Daha sonra kılarsın nenni,

-Birazcık daha uyu nenni,

-Kalkarsan üşürsün nenni,

-Cehennemde bana arkadaş ol nenni,

-Sende bizim halkaya dahil ol nenni,

-Uyu bebeğime he, he, he…

3-Ey nefsim namaza koş!

Şu işi de bitireyim de öyle kılarım diyen hain nefsim! Bil ki mezardakilerin hiçbiri işini bitiremeden, Azrail onların işlerini bitirdi birer, birer. Yapamadığın beş bin plânla gömerler seni ansızın!

4-Ey nefsim namaza koş!

Güçlü iman, Mümin de ibadet kaygısı ve ibadet sancısı oluşturur. Sancısı olan insan yatakta horul, horul uyuyamadığı gibi, ibadet sancısı olan bir Mümin, ezan vaktinde horul, horul uyuyamaz. İbadet sancısı çeken bir insan ezan vaktinde mutlaka ayaktadır. Sancılı insan uyuyamaz çünkü. Diş sancısı çekerken rahat uyuyabiliyor musun? Şu halde ibadet sancın varsa uyuyamazsın!

5-Ey nefsim namaza koş!

“Mümin, günahını başına yıkılacak bir dağ gibi görür. Münafık ise burnunun ucuna konan bir sinek gibi görür.”

“İnsan cisminin küçüklüğüne bakıp ta günahlarını küçümsememelidir. O günahı kime karşı işlediğini düşünüp titremelidir.”

6-Ey nefsim namaza koş!

Eğer namaza ait olan on dakikayı namaza sarfetsen, inşa-Allah ebedi bir gençlik, ebedi bir saadet seni bekliyor. Eğer namazı kılmıyorsan, namaza ait dakikaları çalmaktasın. Namazdan çaldığın on dakikayla ne boyun uzar, ne servetin uzar, ne ömrün uzar. Ama namazdan çaldığın dakikalarla, çılgın alevli cehennemde, uzun süre ceza göreceksin...

“Onlara sordular:

-Sizi sekara(cehenneme) düşüren nedir?

Onlar cevap verdiler:

-Muhakkak ki bizler namaz kılıcılardan değildik.” (Müdessir Suresi.42-43)

7-Ey nefsim namaza koş!

Bedir savaşında bile namaz terk edilmemiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) orduyu ikiye bölerek sırayla namazı tamamlamışlardır.

“Savaşta mü’minler arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle birlikte namaza dursunlar ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. Onlar secde ettikten sonra geri çekilip düşmana karşı dursunlar ve yerlerine henüz namaza durmamış olan diğer topluluk gelsin. Onlar da tedbirli şekilde ve silâhlarını yanlarına alarak seninle beraber namaz kılsınlar.” (Nisa, 4/102)

8-Ey nefsim namaza koş!

Namazdan zevk almak için, namazın dışında da namazda gibi olmak gerekir.”

9-Ey nefsim namaza koş!

Namazı sık, sık kazaya kalan kişi; nefsi tarafından tüketilişini, sessizce seyreden kişidir.

Namazı sık sık kazaya kalan kişi; kişisel tarihinden ders almayı reddeden bir tutum içindedir demektir.

Namazı sık, sık kazaya kalan kişi; geçici şekerlemeleri, kalıcı elmaslarla değişen ahmak çocuklar gibi davranmaktadır.

Namazı sık, sık kazaya kalan kişinin gönlü şeytanın çalışma ofisi olmuştur artık.

Namazı sık, sık kazaya kalan kişinin aleminde namaz, değerler sıralamasında, en son sıralara düşmüş demektir. Çünkü, insanlar önceliklerini asla unutmaz ve ertelemezler.

10-Ey nefsim namaza koş!

Parça, parça kesilsende, yakılsanda Allah’a ortak koşma ve farz namazı bilerek terk etme. Kim ki farz namazı bilerek terk ederse, Allah’ın koruması ondan uzaklaşmıştır. (s.a.v)

11- Ey nefsim namaza koş!

İstikbal-i Kıbleden sonra istikrar-ı Kıble çok önemli. Kalbi ve gönlü, Kıble’de sabit kılmak çok önemli.

Namaz kötülüklerden men etmeli. Hayrın ve bütün bereketin sigortası, kıldığımız namazlar olmalı. Eğer kıldığımız namazlar bir hayır getirmiyor, şerleri defetmiyorsa; ibadet, adet haline gelmiş demektir. İbadetlerin adet haline gelmesi, büyük bir felakettir!

12- Ey nefsim namaza koş!

“Kim namaz kılarda o namaz kişiyi hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa, o namaz olsa, olsa onun Allah’tan daha fazla uzaklaşmasını sağlar” (s.a.v) (ibni Abbas, ibni Mesud)

13- Ey nefsim namaza koş!

Ölümün şimdi ve buraya  gelme ihtimaline ciddi inanan bir Müslümanın, şimdi ve buraya ait tembelliği kaybolur ve şimdi ve burayı büyük bir fırsat bilir.

14- Ey nefsim namaza koş!

Müminle kâfir arasındaki perde namazdır. Namazı terk eden o perdeyi yırtmış olur. (s.a.v)

15- Ey nefsim namaza koş!

Bir namazı bilerek ve isteyerek kazaya bırakmak haramdır. Sık, sık namazı kazaya bırakan insan, haramda ısrar ediyor demektir. Haramda ısrar etmek; maazallah insana küfür kapısını aralayabilir. Sık, sık namazı kazaya bırakan insan; sık,sık tevbesini bozan insandır. İbadetlerde laubalilik, ciddiyetsizlik, yok saymak, görmezden gelmek, sürekli ihmal etmek, gereken itina ve titizliği göstermemek maazallah insanı küfre kadar götürebilir.

60 yıl sıhhat ve afiyet içinde yaşayıp da aziz bir misafir olarak geldiği dünyadan, kocaman bir cehennem kütüğü olarak ayrılmak, bir insan için ne hazin bir sondur.

Allah’ın kâinatın piri olarak yarattığı insanın, dünyadan cehennemin kiri olarak ayrılması ne hazin bir sondur ! Günahlar, ateşle temizlenen kir cümlesindendir, eğer tövbe istiğfarla temizlenmemiş ise.