Profesör konferans salonuna gelmiş. Ön sırada oturan bir seyis dışında başka kimse yokmuş. Sunusunu aktarma konusunda bocalamış ve seyise sormuş:

-Buradaki tek kişi sizsiniz. Size göre konuşmalı mı, yoksa konuşmamalı mıyım?”

Seyis cevap vermiş:

-Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan çok fazla anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.

Bu sözlerden pek etkilenen Profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş. Konferansın arasında dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylayacağını düşünerek:

-Konuşmayı nasıl buldun? umarım sıkılmıyorsundur .” diye sormuş.

-Seyis cevap vermiş:

“Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelip biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım.”

Çıkarılacak Dersler:

-Bildiklerin anlatabildiklerin kadardır.

-İnsanlara seviyelerinin kaldırabileceği kadar konuş.

-Sözün özü kısalığındadır.

-Çok konuşmak belagat değildir.

-Az sözle çok mana ifade etmek sanattır.

-Çok konuşanı az dinlemek gerekir.

-Bir insanın dinleme kapasitesi en fazla 20-25 dakikadır. Bu süreden sonra dikkat azalmaya başlar. Veda hutbesine bakınız, en fazla 10 dakika sürüyor. O yüzden konuşmaya ara vermek ve güzel sözlerle veya yaşanmış olaylarla veya düşündürücü esprilerle dikkatleri yeniden toplamak gerekir.