Ey Nefsim Namaza Koş-4

1-Ey nefsim namaza koş!

Kul olamayan kül olur. Allah’a kulluk yapmayan insanın patronuna; dakikası, dakikasına itaat etmesi ne büyük ihanettir. Patron çağırdığında azar işitmemek için bir dakika bile gecikmeyen insanın, Allah çağırdığında yatak yapışığı haline gelmesi, “Galu Belâ’da” verilen kulluk sözüne yapılmış korkunç bir ihanettir. Namazı kılmamak, yada namazı sık, sık kazaya bırakmak, fıtrattaki “Galu Belâ ayarlarından sapıp, başına belâ bulmak demektir.

2-Ey nefsim namaza koş!

Yatak yapışığı insan, günah bulaşığı insandır. Çünkü her sabah namazı vaktinde yatağa yapışmakta ve günaha bulanmakta, günaha belenmektedir. Günahta ısrar ve aynı günahı sürekli tekrar etmek, büyük günahtır ve Allah’u Teala’nın gazabını celbeder. Allah muhafaza buyursun.

3-Ey nefsim namaza koş!

Yatmazdan önce saati kurup, saat çalınca saati susturarak tekrar yatmak, namaza ihanettir.  Keyfine tapan keyif putperestliği yapan nefis, cehennemden kurtulamaz. Çünkü keyfine tapan nefis, habistir. Onu ancak ateş paklar.

4-Ey nefsim namaza koş!

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. – Bakara-45. Ayet

5-Ey nefsim namaza koş!

Güneş doğmadan önce kalkmaya bak. Çünkü güneş sadece köpeklerin üzerine doğar.

6-Ey nefsim namaza koş!

Günah bulaşığı insandan Hak Aşığı olmaz. Ancak Nasuh tövbesi ederse müstesna. Ergenlik yaşından itibaren namaz kılmayan insan, yıllarca Allah’a isyan etmekte şeytana itaat etmektedir.  Namaz kılmamak Allah’a bir başkaldırıdır. Çünkü, secde ederek Allah’a baş eğen Mü’min, secde etmeyerek Allah’a baş kaldırmaktadır.

7-Ey nefsim namaza koş!

Kulluktaki samimiyet; Mü’min’de ibadet sancısına dönüşür ve davranış değiştirir. Güçlü samimiyet, insanın tavırlarından fışkırır, dilinden değil.

8-Ey nefsim namaza koş!

Nur topu gibi; günahsız, masum, pırıl, pırıl bir güne, (Sabah namazını kılmayarak) günah bulaşığı olarak doğmak ne hazindir.

9-Ey nefsim namaza koş!

Bir arkadaşının yemek davetine koşarak giden insanın, hatta bir yemek davetine gitmek için şehirler arası yolculuk yapan insanın, Allah’ın namaz davetine icabet etmemesi ya da gönülsüz, isteksiz gitmesi ne büyük bir hüsrandır.  Allah’u Teala ile sohbet olan namaz ibadetine, arkadaşının yemek daveti kadar değer vermeyen insan, Allah katındaki değerini belirlemiştir.  Çünkü kul Allah katındaki değerini öğrenmek istiyorsa, Allah’ın emirlerine ne kadar değer verdiğine bir baksın!

10-Ey nefsim namaza koş!

Namaz kılan Mü’min Cenab-ı Hakla bir iletişim halindedir.  HAK’la iletişim kurmak için, halkla iletişimi kesmek gerekir.  Camilerde cep telefonunu açık bırakmayı ve hutbe verilirken konuşmayı adet haline getiren ve bütün Müslümanları rahatsız etmekten zerre kadar rahatsız olmayan İbadetsavar Müslümanlar! Bu cümleyi de cep telefonunuza kaydediniz lütfen!

11-Ey nefsim namaza koş!

“Namazı ilk vaktinde kılmakta Allah’ın rahmeti vardır. Namazı son vaktinde kılmakta Allah’ın affı vardır.” (s.a.v)

12-Ey nefsim namaza koş!

Namaz kılanların kusurlarını sayarak namaz kılmamaya bahane üreten hain nefis! Bil ki sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar başkalarının kusurlarını sayman, senin faziletini artırmaz. Diğer insanların yediği yemekleri sayman, senin karnını doyurmaz, açlığını gidermez. Aynen bu misal gibi, senin faziletini senin ubudiyetin artırır. Başkalarının kusurlarını saymak, senin ubudiyetini artırmaz. Komşunun tarlasındaki verimsizliği gece gündüz diline dolaman, senin tarlana verim olarak yansımaz. Sen tarlanı ekmeye bak. Senin ürünün, ektiklerinden ibarettir. Komşunun ektikleri ya da ekmedikleri sana ürün olarak yansımaz.

13-Ey nefsim namaza koş!

Eğer insana deve olmakla insan olmak arasında bir seçim sunulsaydı insan olmayı seçecektik. Pekalâ… deve aylarca süren çöl yolculuğunda, yüzlerce kiloluk yükünü, yediği dikenlere, gevenlere mükabil yüksünmeden taşırken…Kâinat ve içindeki her şey emrine sunulan, sultanlar gibi ağırlanan insan, bu dünya çölünde, cennet karşılığında, kendisine teklif edilen ibadet yükünü neden taşımak istemiyor?

Eğer insan Allah’a ibadet etmeyi bir şeref bir fırsat olarak görmeyip bir külfet olarak görürse, müddet-i ömrünce yediklerini ve içtiklerini necasete dönüştüren kırk tonluk bir atık makinası olur. Âlâ bir kumaş iken, kirli bir paçavraya döner. Elmas iken, küflü bir demir parçası olur.

Seçim insanın elindedir. Nefis yarın, yarın diye koca bir ömrü, yardan aşağı yuvarlar. İnsanı helak eder. Koca bir ömrü zayi eder. Yapamadığı 5 bin planla gömerler adamı ansızın. Mezarda yatanların hiçbirisi işini bitiremeden gittiler bu dünyadan ve dünya onların işlerini bitiriverdi birer, birer…

Türkiye’de günde ortalama bin kişi ölüyor ve yediyüz kişi namazsız gidiyor. Namaz kılanların da bir kısmı Sabah Namazını güneş doğduktan sonra kılıyor, yani kazaya bırakıyor!  Cenab-ı Hak son nefesimizde imansız ölmekten, kabre imansız girmekten hepimizi korusun. Âmin