1-Ey nefsim namaza koş!
“Çocukluğun oyunla, gençliğin gafletle, ihtiyarlığında zahmet ve meşakkatle geçti ve geçiyor. Ne zaman Allah’a ibadet edeceksin?”
2-Ey nefsim namaza koş!
“Ziyan edilen baştan savma kılınan namaz sahibine şöyle beddua edecektir:
-Rabbim o beni nasıl ziyan ettiyse sende onu öylece ziyan et. Bu şekilde ziyan edilen namaz, sahibinin yüzüne bir paçavra gibi çarpılacak ve mahşer günü sahibinin başına belâ olacaktır. İşte ziyan edilen her namaz, sahibinin başına belâ olan namazdır. Aman, dikkat ediniz, başınıza belâ olacak bir namaz kılmamaya aman dikkat ediniz.”
3-Ey nefsim namaza koş!
“Kim de beni anmaktan yüz çevirirse mutlaka sıkıntılı bir hayatı olacaktır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.” – Tâ-Hâ, 20/124
4-Ey nefsim namaza koş!
“Tembellikle namazı terk eden yahut kıymetini bilmeyen ne kadar zararlı olduğunu bilâhere anlar ama iş işten geçer.” Said-i Nursi r.h.
5-Ey nefsim namaza koş!
“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; Rabbimiz, duamı kabul et!” – İbrahim, 14/40
6-Ey nefsim namaza koş!
Bazı insanlar namaza doyamazlar, bazı insanlarda namaza dayanamazlar. Bazı insanlar namaz vaktini iple çekerler, bazı insanlarda namazı son dakikaya kadar ertelerler. Bazı insanlar namaz kılarken ruhu genişler, namazla rahatlar, bazı insanlarda namaz kılarken başım ağrıyor, sıkılıyorum, daralıyorum der. Ne kadar ilginç değil mi?
7-Ey nefsim namaza koş!
Namazı istemeyerek kılmak; üşenerek kılmak, namazdan zevk almamak kulun Allah’ın katındaki değerini gösterir. Çünkü namaz Allah ile bir iletişimdir ve o kul Allah ile konuşmayı sevmiyor demektir. Bir kulun iman ettiği Rabbini sevmemesi, başına gelebilecek en büyük bela ve musibet değil midir? Ne acıdır ki bu kul, “başımda hiçbir belâ yok, musibet yok, çok şükür, her şey yolunda” diye şükreder.
8-Ey nefsim namaza koş!
En büyük musibet dine gelen musibettir. Kişinin Namazından haz almaması, istemeyerek üşenerek kılması, bir kulun başına gelebilecek en büyük musibettir. Dinini yaşama aşk ve şevkini kaybetmesi, kişinin başına gelebilecek en büyük musibettir. Bu halinden zerre kadar rahatsız olmayan ve başımda hiçbir bela yok, çok şükür, her şey yolunda diyen kişinin hali, horozun hali gibidir. Çünkü ayaklarının dibine kadar şeyebattığı halde hala özgürlük şarkıları söyleyebilen tek hayvan horozdur!
9-Ey nefsim namaza koş!
Namaz kabirde nurdur, sıratta Burak’tır. Külfeti pek az, neticesi pek büyüktür. Bir odayı süpürmek bile namazdan daha zordur. Cennetin ebediliği, seni namaz konusunda gayrete getirmiyor mu? Ya da Cehennem azabının korkunçluğu! seni namaz konusunda gayrete getirmiyor mu?
10-Ey nefsim namaza koş!
Ey nefsim Allah’ın huzurunda eğil ve secde et. Baksana, dünya bile Halıkı’nın huzurunda 23 derece eğilerek kulluk etmekte ve tevazu göstermektedir.
11-Ey nefsim namaza koş!
“Ey Ademoğulları! Kalkınız, İnsanları yakmak için hazırlanmış olan ateşi, namaz kılarak söndürünüz.” Hz. Ebu Bekir r.a.
12-Ey nefsim namaza koş!
Peygamber Efendimiz (s.a.v) cemaat kaçkını münafıkları aşağılayıcı ifadelere de yer vermiştir. Nitekim hadisin bir vechinde şöyle buyurur:
“… Onlardan herhangi biri, mescidde biraz etlice bir kemik bulacağını bilseydi mutlaka cemaate gelirdi.”
13-Ey nefsim namaza koş!
Secdede ruhunu teskin edemeyen, ruhunun çığlıklarını ömür boyu dinlemeye mahkumdur. Peygamberimiz (s.a.v) bir şeye üzüldüğünde namaza dururdu. Demek ki namaz ruhu teskin eden, acıları dindiren harika bir ilaçtır.
“Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen, ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zira, bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek akıl kabul ederse -halbuki kazanç ihtimali binde birdir- sonra yirmi dörtten bir malını, yüzde doksan dokuz ihtimalle kazancı musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı? Halbuki namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibkà eder.” Said-i Nursi r.h.
15-Ey nefsim namaza koş!
“Münafıklara en ağır gelen namaz yatsı namazıyla sabah namazıdır. Eğer bu iki namazdaki hayrın ne olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa onları kılmaya gelirlerdi. [Nefsimi kudret eliyle tutan Zât’a kasem olsun!] Ezan okutup namaza başlamayı, sonra halkın namazını kıldırması için yerime birini bırakmayı, sonra da beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini üzerlerine yıkmayı düşündüm.” [Buhârî, Ezân 29) (s.a.v)