1-Bu cümlelere dikkat edelim lütfen… İşaret parmağı değil, şehadet parmağı. O parmakla tahiyyatta şehadet getirmek Peygamber Efendimizin (s.av) sünnetidir. Ezanı Türkçeye çevirirken (hayyalel felah!) (haydi kurtuluşa demek) kelimesini aynen bırakanlar, (insanlar ezanın kurtuluş olduğunu bilmesinler diye) şehadet parmağı kelimesini de bilerek işaret parmağına çevirmişlerdir Lütfen bu algı mühendisliğine dikkat edelim ve oyuna gelmeyelim.
2-Hz. Ka’ka meşhur bir sahabedir ve Yahudiler ondan intikam almak için bu ismi, (kendilerine layık olan bir nesneye ) vermişlerdir. Müslümansan bu ismi asla kullanamazsın! Onun yerine çocuklar için; çişin mi geldi ya da tuvaletin mi geldi denebilir.
3-Kanka değil; dost, arkadaş… Bu kelimeleri kullanalım. Kendi kültüründeki kelimeleri bırakıp yabancı kelimeleri özellikle kullanmanın iki sebebi olabilir:
Ya aşağılık kompleksi vardır, yabancı kültür karşısında ezilen bir eziktir!
Ya da ona hayran olan, o kültüre öykünen silik bir kişiliktir!
4-“Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler!”
Bu cümle çok tehlikelidir! Abdurrahman, Rahman’ın Kulu demektir ve Peygamber Efendimizin (s.a.v) en çok sevdiği isimlerden biridir. Lütfen buna çok dikkat edelim.
5-Seni elimden Allah bile alamaz. (haşa ve kella!)
Tanrım beni unuttun mu,
Sana tapıyorum,
Seni ilah gibi sevdim,
Seninle cehenneme bile giderim,
Sensiz cennet bana haram! Sana günahımı bile vermem! Günahın benim boynuma olsun, vb. cümleler maazallah insanı şirke götürebilir. Lütfen bu bu cümleleri asla kullanmayalım ve kullanan kardeşlerimizi uyaralım!
6-Recep Şaban, Ramazan…
Bu isimler mübarek üç ayların adıdır ve hadis-i şeriflerde hepsi ayrı ayrı övülmüştür. Ama bir takım ateist ve ahlaksız sanatçılar; (sanatçı müsveddeleri!) Bu mübarek isimleri alay ve eğlence konusu yapmışlardır.
İlâ cehenneme zümera… Hepsinin ateşi bol olsun inşallah. Lütfen bu isimleri kullanırken saygı ve hürmeti elden bırakmayalım. Asla alaycı küçültücü aşağılayıcı ilaveler kullanmayalım. Kullananları uyaralım!
Selâm ve dua ile.