Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin.

İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır.

 İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Mücadele Suresi. 22)

Bir Laz atasözü şöyle der:

Yol cidenundur, arkasundan ağluyamam,

Gönlüm ahur değildur her öküzü bağluyamam!

Gönlümüzde yılan, akrep, bukalemun ve gargat suratlı İslâm düşmanlarına sevgi var mı yok mu? Aman dikkat edelim. Gönlümüz mahalli imandır. İmanın sarayıdır. Oraya domuzları, akrepleri, yılanları ve gargat suratlı islâm düşmanlarını almayalım.

Bazı Mü’min kardeşlerimiz domuz eti yemez haramdır diye. Ama domuzdan daha çirkef ve aşağılık Allah ve Rasulünün düşmanlarını gönlünde ağırlar. Bu ne yaman çelişkidir! Dikkat ediniz, kişi sevdikleriyle beraberdir.

Mü’min’in sevgisi de batıldır, ne zaman? Allah için olmadığı zaman.

Mü’minin öfkeside kutsaldır, ne zaman? Allah için olduğu zaman.

“Hiç bir amelime güvenmiyorum, lakin Allahü Teala’nın düşmanlarına düşmanlığım var” Seyyid Abdulhakim Arvasi k.s.