“Biz Allah Allah diye diye geri kaldık, Avrupa top tüfek diye diye ileri gitti.”
Böyle ahmaklardan mühim bir mevkii işgal eden birisi demiş ki:
“Biz Allah Allah diye diye geri kaldık, Avrupa top tüfek diye diye ileri gitti.”
“Cevabü ahmakı’s-sükût” [Ahmak olana en güzel cevap susmaktır.] kaidesince, böylelere karşı cevap sükûttur.
Fakat bazı ahmakların arkasında bedbaht âkıllar bulunduğundan deriz ki:
Ey bîçareler!
Bu dünya bir misafirhanedir. Her günde otuz bin şahit, cenazeleriyle “el-mevtü hakkun” hükmünü imza ediyorlar ve o dâvâya şehadet ediyorlar.
Ölümü öldürebilir misiniz? Bu şahitleri tekzip edebilir misiniz? Madem edemiyorsunuz, mevt “Allah Allah” dedirtir.
Sekeratta “Allah Allah” yerine hangi topunuz, hangi tüfeğiniz zulümat-ı ebedîyi o sekerattakinin önünde ışıklandırır, ye’s-i mutlakını ümid-i mutlaka çevirebilir?
Madem ölüm var, kabre girilecek, bu hayat gidiyor, bâkî bir hayat geliyor; bir defa “top tüfek” denilse, bin defa “Allah Allah” demek lâzım gelir.
Hem Allah yolunda olsa, tüfek de “Allah” der, top da “Allahü ekber” diye bağırır, “Allah” ile iftar eder, imsak eder.
Said-i Nursi r.h.