İste, Ne İstersen Sana Verilecek!
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hazret-i Ebû Bekir’le Ömer’in arasında Abdullah ibn-i Mes’ûd (r.a) yanına gelmişlerdi.
Abdullah r.a. Namaz kılıyordu. Nisâ Sûresi’ni okumaya başladı. Muttasılan hepsini okudu.
Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz:
–Kim Kur’ân’ı, nâzil olduğundaki tarâvetiyle okumak isterse, İbn-i Ümmi Abd’in (Abdullah ibn-i Mes’ûdʼun) kırâatıyla okusun! buyurdular.
Sonra Abdullah r.a. biraz ilerleyip duâ etmeye başladı.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de üç defa:
–İste! Ne istersen sana verilecek! buyurdular.
Abdullah ibn-i Mesʼûd -radıyallâhu anh-’ın duâsında istediği şeyler arasında şunlar da bulunuyordu:
“Allâh’ım! Sen’den zayıflayıp yok olmayan bir îman, tükenmeyen bir nîmet ve Huld Cennetiʼnin en yüksek mertebesinde Nebiyy-i Ekrem’in Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’le birlikte olmayı istiyorum!”
Ömer -radıyallâhu anh- hemen Abdullâh’ın yanına varıp onu müjdelemek istedi, ancak Hazret-i Ebû Bekir’in kendisini geçtiğini gördü. Ona:
“–Bunu da mı yaptın! Zâten sen hayırda hep en önde koştun!” dedi.
(Ahmed, I, 445; Hâkim, III, 358/5386)