Kızıl Ve Kuduz Kafirler-7

As Bin Vail

Meşhur Sahabi Amr İbni Asın babasıdır.

Âs b. Vâil gerek Peygamber Efendimize (sas) gerekse ashâbına yaptığı alay ve sözlü münakaşalarla tanınmıştır.

Doğumundan vefatına kadar dine düşmanlık yapmış ve bu süreçte en önde yer almıştır.

Ulemanın ittifakıyla Kur’an-ı Kerim’de “Ebter” diye vasıflandırılan kişi Âs b. Vâil’dir.

Müşrikler Rasûlullah’ı üzecek ve rencide edecek birçok söz sarf etmiştir. Ancak oğullarının vefatından sonra söylenenler kadar üzen sözler az olmuştur.

Allah Teâlâ, Tebbet ve Kevser surelerinde Rasûlullah’ı üzenleri ya lanetlemiş ya da bedbaht, soyu kesik ilan etmiştir.

Tebbet Suresi Ebû Leheb, Kevser Suresi de Âs b. Vâil hakkında nazil olmuştur.

Âs b. Vail, Hz. Peygamber’in oğulları Kasım ile Abdullah vefat edince,

“Bırakın şu nesli kesilmişi! Artık ölümünden sonra adını anan bulunmayacak.” demiş, bunun üzerine onun hakkında,

“Asıl hayırla yâd edilmeyecek olan (ebter) odur.” mealindeki ifadeyi de taşıyan Kevser Suresi nazil olmuştur.

İlk Müslümanlardan Habbab b. Eret kendi eliyle yaptığı kılıçlardan birkaçını Âs’a satmış, fakat parasını alamamıştı. Habbab alacağını isteyince Âs, borcunu ödemek için Habbab’ın Peygamber’e dil uzatmasını şart koştu.

Habbab ise: “Hayır, vallahi, Muhammed’i inkâr etmem, senin ölüp tekrar dirildiğini görmedikçe bu işi yapmam.” diye cevap verdi. Âs buna karşılık şöyle demiştir:

“O halde kıyamet gününde gel, o gün benim malım da evladım da olacak, o zaman öderim.” Bunun üzerine yüce Allah, şu ayetleri nazil buyurdu:

“Ayetlerimizi inkâr edip ‘Bana elbette mal ve evlat verilecek!’ diyen kimseyi gördün mü? Gaybın bilgisi mi önüne açıldı, yoksa rahmeti bol olan Allah’tan kesin söz mü aldı?

Kesinlikle hayır! Biz onun söylediğini yazacağız ve azabını artırdıkça arttıracağız. Sözünü ettiği malı ve evladı bize kalacak da kendisi yalnız başına huzurumuza gelecektir.”

(Meryem Suresi. 77-80)

Urve b. Zübeyr (r.a) şöyle bir rivayette bulunmuştur:

Rasûlullah (s.a.s) ile en çok alay edenler kavimlerinin büyükleri ve ileri gelenleri olan yaşlı beş kişiydi. Âs b. Vail de bu beş kişiden birisidir.

Bunların Hz. Peygamber’e (s.a.s) eziyeti ve alay etmesi haddi aşınca Rasûlullah (s.a.s) çok üzülmüş ve bazıları için bedduada bulunmuştur.

Allah Teâlâ da bunlar hakkında Hicr Sûresi 94-96. ayetleri indirmiştir:

“Sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklerden yüz çevir. O alaycılara karşı muhakkak ki Biz sana yeteriz. Onlar ki Allah ile birlikte başka bir tanrı edinirler. Onlar yakında bilecekler.”

(Hicr Suresi. 94-96 ayetler)

Âs b. Vail’in Ölümü                                                          

Âs, Hz. Muhammed’e (s.a.s.) karşı hayatının sonuna kadar mücadele etti. İslam dinini ve hazreti Muhammed’i inkâr ederek öldü.

Merkebi ile Tâif’e giderken ayağına diken battı. Bacağı devenin boynu gibi şişti ve yerinden kıpırdayamaz hâle geldi. Hicretten birkaç ay önce iniltiler içinde kıvrana kıvrana ölüp gitti.

Bir başka rivayete göre ise eşeğine binmiş Mekke civarında bir yere gidiyordu. Bir dağ geçidinden geçerken eşeği onu yere düşürdü ve bacağını ısırdı.

Bu yaradan bacağı şişti ve ondan öldü. Amr b. Âs’ın belirttiğine göre seksen beş yaşında ölmüştür.