Birde Bu Açıdan Bakalım-3
1-“Hazret-i Yâkup’tan sorulmuş ki:
-Niçin Mısır’dan gelen gömleğinin kokusunu işittin de yakınında bulunan Kenan Kuyusundaki Yusuf’u görmedin?
Cevaben demiş ki:
Bizim halimiz şimşekler gibidir; bazen görünür, bazen saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz.” (Mektubat)
Hazret-i Yakub (a.s) burada; “Bizim mu’cize göstermemiz, ilahi ihsanla mümkündür, ona bakar. İlahi ikram olursa, Allah’ın inayeti imdadımıza yetişirse bazı hakikatleri sezer, şeyleri görebiliriz. Allah’ın inayeti gelmezse biz de sizin gibi aciz bir beşeriz.” dersini veriyor.
Hz. Yakub (a.s) ilahi yardımı şimşeğe benzetiyor. İlahi inayet geldiğinde Yusuf’un kokusunu çok uzaklardan duyabiliriz, ama ilahi yardım olmadığında her insanda olduğu gibi biz de yanı başımızı göremeyiz. İlahi yardım da âdetullah ve hikmet gereği sürekli değil ara-sıra gelir.
2-Bir Allah dostu bir mağazaya alış-veriş yapmak için girdi. Alış-verişini yaparken mağazadaki müşterilerden birisi onu tanıdı. Adam mağaza sahibine seslendi:
-Bu falan mübarek zattır. Ona indirim yap, ikramda bulun.
Allah dostu zat bu sözlere üzülerek cevap verdi:
-Biz buraya paramızla alış-veriş yapmak için geldik, dinimizle değil!
Sonra alış-verişi bırakarak o mağazayı terk etti.
3-İmamı Rabbani Hazretlerinin sohbetine katılanlar bir gün kendisine demişler ki:
-Efendim, sizde diğer evliyalar gibi keramet göremiyoruz. Sebeb-i hikmeti nedir?
İmam Rabbani Hazretleri buyurmuş ki:
-Evladım, suda yürümek, havada uçmak keramet değildir. Suda balıklar, havada kuşlarda uçuyor.
En büyük keramet istikamet üzere olmaktır. Sırtımızda bunca günah kamburu varken hala ayakta kalmamız en büyük keramet değil midir?
Çıkarılabilecek Muhtemel Dersler:
1-Gavs-ı Azam Abdülkadir Geylani Hazretleri buyurmuşlar ki:
-Bir insanın havada uçması sizi aldatmasın. Onu Şeriatın mihengine vurunuz. Eğer uyuyorsa bırakın uçsun. Onun uçmasının bir zararı yoktur. Yok eğer uymuyorsa, kanadının birini de kırınız ki, başkalarını aldatmasın.
2-Bedenini ve nefsini terbiye eden birçok gayr-i Müslim de keramete benzer olağanüstü haller gösterebilir. Buna istidraç denir. Kerameti istidraçtan ayırmak için yine Şeriatı iyi bilmek gerekir. Aksi durumda, cahilin sofusu şeytanın maskarası olur. Allah muhafaza buyursun.
3-Demek ki neymiş: Cahilin sofusu şeytanın maskarasıymış!
4-İkinci örnekte Allah dostunun belirttiği gibi parayla alış-veriş yapılır. Dini kullanarak yapılan alış-veriş DİN TÜCCARLIĞI, DİN BEZİRGANLIĞIDIR.
5-Allah dostları böyle soytarıları MANEVİYAT HARAMİLERİ diye isimlendiriyor!
Haramiler nasıl yol keserek insanın; malını- canını talan ederse, maneviyat haramileri de insanın; dinini, takvasını talan eder ve çalar. Eh iblise de pek iş kalmıyor zaten bu durumda!
6-Bazı kadınların sevgiyi ve evliliği kullanarak er-KEK-leri keklemesi gibi, maneviyat haramileri de bizzat dini kullanarak dini paraya tahvil ediyor!
Yazıklar olsun! Eh yine meşhur sözümüzü tekrar edelim: Türkiye’nin kerizi yonca gibidir biçtikçe gürleşir.
7-Halbuki tebliğ hizmetleri ücretsizdir. Sadece ve sadece Allah Rızası İçin yapılır. Karşılığında dua bile istenilmez.
“Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.” (Yasin Suresi 21. Ayet)
8-Tarikat yol demektir. Tarikatta asıl gaye şudur:
Nefsin tezkiyesi, kalbin tasfiyesi.
Nefsin Tezkiyesi:
Kötülükleri emreden nefsi günahlardan arındırma ve eğitme çabası.
Kalbin tasfiyesi:
Gönlü dünya sevgisinden ve kötü huylardan temizleyip saf hale getirme sürecidir.
Bunun için de az yemek, az uyumak, az konuşmak esastır.
Adamın her tarafından, her yerinden milyarlarca dolar fışkırıyor, yüzlerce kilo altınlar fışkırıyor, araziler fışkırıyor. Yarış atı var. Devlet başkanlarının bile binemeyeceği lüks otomobiller zinciri var.
Bu adam nasıl derviş olabilir? Bu adam tam bir din tüccarı ve maneviyat haramisidir.
9-Hepsinden daha şedid olanı ise: Sözüm ona derviş takılan bu herifin gizli-kapaklı işlerinin olması…
Bay Lacivertin- Haçlılarla dansı… Tıpkı Fetö Papazı gibi…
Hayırdır bay lacivert siz nereye gidiyorsunuz. Bu gidiş nereye?
Gariban Müslüman Hasan’a göstermediğiniz ilgi ve alakayı, Hristiyan Hansa nasıl gösteriyorsunuz?
Paraları, kurban derilerini, gariban Hasanlardan topla. Onun dini duygularını sömür. Sahte menkıbelerle onun beynini iğdiş et, uyuştur aynen fetö haini gibi!
Sonra sırtını Hasan’a, yüzünü Hansa dön, Hansa sevgi pıtırcığı ol! Paracıklar Almanya’ya uçsun.
Almanya’da 100 milyon dolara Karargah kur!
Görünmez adı: “Mesciden Dırar!”
(Peygamber Efendimiz (s.a.v) Münafıkların kurduğu Mesciden Dırarı (Zararlı Mescidi) yıktırmıştır.)
Her yönüyle tam bir Fetö benzerliği. İkinci Haşhaşi oluşumu.
Yazımı Vatan Şairimiz Namık Kemal’in bir sözüyle bitiriyorum:
-Mûin-i zâlimin dünyada erbâb-ı denâettir:
(Dünyada zalimin yardımcısı, koruyucusu ve destekçisi ancak alçak, aşağılık kimselerdir.)
-Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten:
İnsafsız avcıya (zulmeden güç merciine) hizmet etmekten ve bunu yapmaktan zevk duyan ancak köpektir!