Sayın HALLAÇOĞLU şunları söyledi.
“Fransa’nın parlamentosunda soykırım olmadığını savunanlara ceza verilmesini öngören yasayı neden kabul ettiğini izah etti ve “Sarkozy politik sıkıntı yaşıyor. Ermeni oylarını istiyor.” Dedi. Avrupa Birliği’nin sıkıntı yaşadığını ve dağılmakla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
“TARAFSIZCA ARAŞTIRDIK” Türk Tarih Kurumu Başkanlığı sürecinde “Ermenilere ne oldu?” diyerek tarafsız bir şekilde araştırma yaptıklarını da hatırlatan Halaçoğlu “Amerika Dış İşleri Bakanlığı, Misyonerler Arşivi, Rusya, Fransa arşivlerini araştırdık. Rusya KGB’sinden Taşnak arşivlerini aldık. 100 bin sayfa belge ve kopya aldık. Ve gördük ki Ermeniler Ülkelerine (Osmanlı’ya) ihanet etmişlerdi.
Ermeniler Rusya ordusunda savaşmıştı. Rus Ordusu’nun 150 kişilik ordusunda 40 bin Ermeni vardı. Doğu illerinde savaşmışlardı. 1914’te savaşın başlamasından sonra 1 yıl içinde 128 bin Müslüman öldürülmüştür. 18 Mart’ta Çanakkale’de vatan savunması yapılırken Ermeniler Doğu’da, Bitlis, Ardahan’da insanlarımızı öldürüyordu. Akdamar Kilisesi’ne öldürülmek için götürülen 50 kadınımız, iffetlerini korumak için kendilerini göle atmışlardır. Şimdi o Akdamar Kilisesi restore edildi. Teklif ettim hemen karşısına bir İFFET ANITI dikelim, oraya da o şerefli 50 kadınının ismini yazalım diye.
Osmanlı 4 cephede savaşırken Zeytun’da 12 bin kişilik Ermeni militan gurubunun saldırıları olmuştur. Bunun adı tek kelime ile ihanettir. Osmanlı yine vicdanlı idi. Savaşıyorsanız ölürsünüz. Savaşıyorsanız sürülürsünüz. O dönümde Sevk İsyan Kanunu çıktı. Ermeniler sürüldü. O esnada onlara yönelik ufak tefek saldırı olsa da 1.673 kişi Divani Harbe verilmiş ve yargılanmıştır. Ve bütün mesele güçlü olup olmamaktır.
Güçlü olursanız size bir şey yapamazlar. Ethen Mahcupyan’ı davet etmelerini istedim. 1914’ten sonra Ermenilerin katliam yaptığını her yerde tartışacağımız söyledim. Ama gelemedi. Bu konuda bilimsel tartışmaya girmek istemiyorlar. Biz şimdi Almanya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den bize hak vermelerini bekliyoruz. Onlardı zaten Ermenileri kışkırtanlar. Belki propagandada eksik kaldığımız söyleniyor ama kime anlatacaksın. Zaten onlar kışkırttı. Bilimsel tartışmaya girmiyorlar. Önce kendi kamuoyumuza da bunları iyi anlatmamız lazım.”
Prf. Yusuf HALLAÇOĞLU