Efendimizin (s.a.v) Hicrete Başlarken Yaptığı Dua

“Ben hiçbir şey değilken beni yaratan Rabbim!

Bütün hamdler sanadır. Allah’ım!

Dünyanın zorluklarına karşı bana yardım et. Zamanın kötülüklerine ve gecelerin musibetlerine karşı bana yardımcı ol. Ailemi gözet. Bana rızık olarak verdiğin şeyleri bereketli kıl. Beni kendine bağlı kıl. İyi ahlak üzere beni dosdoğru kıl. Beni, kendine sevdir. Beni insanların insafına bırakma. Ey güçsüzlerin Rabbi! Sen benim Rabbimsin. Senin göklerle yeri aydınlatan yüce zatına sığınıyorum. O zatın ki, karanlıklar kendisiyle aydınlanmış, öncekilerle sonrakilerin işi, onun sayesinde düzeltmiştir. Beni gazabına maruz bırakma. Öfkeni üzerime indirme. Nimetinin kaybolmasından, azabının üzerime gelmesinden, afiyetinin üzerimden silinmesinden ve bütün gazaplarından sana sığınırım. Yakarışlarım sanadır. Bana, yapabileceklerimin en hayırlısını yapma gücü ver. Güç ve kuvvet ancak sendendir.” (İbn Kesir, el-Bidaye ve’n-Nihâye, 111/219).

Efendimizin (s.a.v) Taif Dönüşü Yaptığı Dua

“Allah’ım! Kuvvetimin za’fa uğradığını, çaresizliğimi, halkın gözünde hor ve hakir görüldüğümü ancak sana arz ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, herkesin zayıf görüp de dalına bindiği biçarelerin Rabbi sensin. İlâhî! Huysuz ve yüzsüz bir düşmanın eline beni düşürmeyecek, hatta hayatımın dizginlerini eline verdiğim akrabamdan bir dosta bile bırakmayacak kadar bana merhametlisin.

Ya Rab! eğer bana karşı gazaplı değilsen, çektiğim belâ ve sıkıntılara hiç aldırmam, fakat senin esirgeyiciliğin bunları da göstermeyecek kadar geniştir.

Ya Rab! gazabına uğramaktan, rızandan mahrum kalmaktan; senin karanlıkları aydınlatan, din ve dünya işlerini dengeleyen nuruna sığınırım. Razı oluncaya kadar işte affını diliyorum. Bütün kuvvet ve kudret ancak senindir…

Efendimizin (s.a.v) Uhud Harbi Sonrasında Yaptığı Dua

“İmam Ahmed bin Hanbel naklediyor: Uhud günü Müşrikler çekilince Resulullah; “Saflarınızı düzeltin de Allah’a hamdü senada bulunayım buyurdu. Sonra şöyle dedi:

“Allah’ım! Hamd’in tamamı sana aittir. Senin ihsanına kimse karşı çıkamaz. Senin tuttuğunu da kimse alamaz. Sapıttığını kimse hidayete erdiremez. Hidayete erdirdiğini de kimse sapıtamaz. Verdiğini kimse engelleyemez ve engellediğini de kimse veremez. Uzaklaştırdığını da kimse yaklaştıramaz. Allah’ım bize bereket, rahmet, fazl ve rızkını ihsan eyle…

Allah’ım! Değişmeyen ve zeval bulmayan nimetini istiyorum.

Allah’ım! Yokluk gününde yardımını, korku gününde emniyetini istiyorum.

Allah’ım! Bize verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınırım.

Allah’ım! Bizleri Müslüman olarak öldür ve Müslüman olarak dirilt. Bizi aldatılmadan ve zelil olmadan salihler zümresine ilhak eyle.

Allah’ım! Peygamberlerini yalanlayıp senin yolundan insanları alıkoyanları da helak et. Azabını ve cezanı onların üzerine indir.

Allah’ım! Kendilerine kitap verilen kâfirleri helak et.”