Kafasına kurşun sıkarak intihara kalkışan Ziya Gökalp’i Dr. Abdullah Cevdet bir Rus doktorla birlikte ameliyata alır. Kurşunu çıkarmaya çalışırlarsa da çıkaramazlar. Kurşun beyni zedelememiştir, ama içeride kalmıştır. Morfinsiz olarak yapılan ameliyattan sonra, Rus doktor hayretle sorar:
“Ameliyat sırasında hiçbir acı duymadınız mı?”
Ziya Gökalp içindeki boşluğun dayanılmaz itirafı niteliğinde şu cevabı verir:
“İçimdeki acı, başımdaki yaradan daha güçlüydü”
Ve 1924’te beynindeki kurşunun ilerlemesi sonucu Ziya Gökalp Fransız Hastanesinde sabaha kadar kafasına duvarlara vura, vura ölüp giderken galiz tabirlerle Allah’a küfrediyordu. (Zafer, Eylül 1995).
Kafir küfrüyle kalbinde öyle bir cehennem tutuşturmuştur ki, şu kısacık ömründe Cehennemin önsözünü yaşar. Acılar içinde kıvrana kıvrana ölür. Her saniyesi asırlar gibidir.