En acınacak insan; Dünyanın fak-ru zaruretiyle ahiretin azabı üzerinde birleşen insandır.
“Dünyada yorgun argın çalışır. Ahirette de alevli azaba yaslanır.”
En acınacak insan; Suret çirkinliğiyle, siret çirkinliği üzerinde birleşen insandır.
En acınacak insan; hayat için lazım olan farkındalıkları edinmediği için,
Hayatı gecikmeli tarifeden öğrenip, çok büyük bedeller ödeyen insandır.
En acınacak insan; Evlilik öncesi sadece bir kelimeyi öğrenmediği için, yaptığı evlilikle hem dünyasını hem ahiretini harap eden insandır.
En acınacak insan; Bir başkasının dünyasını kurtarmak için, kendi ahiretini kurutan ve karartan insandır. Ahiretini, dünyasını kurtarmak için bedel olarak harcayan insandır.
En acınacak insan; Bir başkasını teselli edeceğim diyerek geç saatlere kadar oturup, sonra nur topu sabah namazını kaçıran, kazaya bırakan insandır.
En acınacak insan; Kendisine zor günlerinde iyilik edenlere ihanet eden,
Kendisine zulmedenlere ise muhabbet gösteren karaktersiz ve güce-tapar insandır.
En acınacak insan; Sadece başörtüsüne ve taklidi namazına aldanarak almış olduğu hanımının, sonu gelmez isteklerine yetişmek için, takvasından dininden birer, birer ödün vererek manevi yönden hızla eriyip tükenen insandır.
Ne acıdır ki birçok insan; karısını mutlu etme karşılığında harcadığı emeği, zamanı ve imkânlarını dini için harcasaydı, belki de manevi açıdan çok büyük mesafeler alacaktı. İnsan, karısını mutlu etmek için, zamanla ona kulluk etmeye başladığının farkında bile olamıyor. Ben karımı mutlu etmeye çalışıyorum derken farkında olmadan ona kulluk etmeye başlıyor. Onun mantıksız ve sonu gelmez isteklerine yetişmeye çalışıyor…
En acınacak insan; Özgüveni yeterince gelişmediği için “sığıntı ilişkiler içinde” özgünlüğünü tüketen, acıkan cesedini doyurmak için ruhundan parçalar kesip yiyen insandır. Kendisini gerçekleştiremeyip, bir orijinal olarak geldiği bu dünyadan bir kopya olarak çekip giden insandır.