Zalimler Ve Zübükler
-Bir toplumdaki zalimler, şişman adamlar, zübükler hülasa bütün çakma değerler o topluma gökten zembille inmemiştir. Her toplum kendi zalimini oluşturur, kendi şişman adamını oluşturur, kendi zübüklerini oluşturur. Gerçek kıymetlerini yok sayarak, görmezden gelerek oluşturur.
-Mazlumlar ayağa kalmadan zalimler diz çökmez. Zalimler gökten zembille inmezler. Zulme karşı çıkmayanlar, zalimlerin gizli ortaklarıdır. Zulme sessiz kalanlar, zalimlerle sessiz bir anlaşma içindedirler. Onlar zalimlerin gizli müttefikleridir. Zalimler kesintisiz sabırdan değil, kesin bir tavırdan anlarlar. Çünkü geniş kütükleri kesmek için keskin balta gerekir. Kurtların çok olduğu yerde ceylan masumiyetiyle duramazsınız, kurt sizi yer, sizi yedikten sonra torununuzdan dişinin kirasını ister. İşte zalimler bu kadar acımasızdır.
-Mazlumlar acılar içinde inler, zalimler onu ney gibi dinler.
-Çaresizler ve güçsüz insanlar adalet isterler ama bu zalimlerin umurunda bile değildir. Onlar kan içen vahşi hayvanlar gibidir. Kan içtikçe kudururlar ve zulme asla doymazlar.
-Elbette adalete dayanmayan güç zulüm üretir. Güce dayanmayan adalet ise zillet ve utanç üretir. Ol sebepten mümbais insan suratlı hayvanları hizaya getirecek, onlara boyun eğdirecek bir güç ne mukaddes bir güçtür.
-Zalimler karşısında tevazu zillettir. Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. Zalimlere enaniyet göstermek sadakadır. Mazlumların tembelliği, zalimlere sunulmuş en büyük hediyedir. Mazlumların tembeliği zalimlerin yakıtıdır ve onlara sürekli olarak yol açar.
-Zalimlere karşı tevazu göstermek zillettir. Onlara karşı enaniyet göstermek sadakadır.
-Zalimleri hizaya getiren kesintisiz sabır değil, keskin tavırdır. Zira geniş kütükleri kesmek için keskin balta gerekir.
-Satılık eşyalar içinde en ucuzu satılık insanlardır. Beş para etmezler.
-Bir toplumun kalitesini sadece başarıları göstermez. Haksızlıklara, şarlatanlıklara manevi değerlere yönelen saldırılara karşı tepkileri nisbetinde o toplum kalitelidir. Çünkü, zulmün olduğu yerde tarafsızlık, namussuzluktur. Ayrıca mideleri bu kadar geniş olan bir toplumun kalitesini tartışmaya gerek yoktur.
-Kahramanlar bir kere, korkaklar her an ölür.
-Onlar kusmuğunu yalayarak hayatta kalmaya çalışan köpekler gibidirler. Zalimlerin zulüm kusmuğunu yalayarak ve yağlayarak ayakta kalmaya çalışan insan suratlı köpekler gibidir.
-Deliğinizde kalın ey pis yılanlar! Tatlı söz yok ve çıktığınız an başınız ezilecektir.
-“Bir yerde bir zulüm varsa ve tek tükürük hakkım olsaydı Zulmü yapana değil zulme sessiz kalanın yüzüne tükürürdüm.” Che Guevara.
-Lut peygamberin kavminde geceleri teheccütle namaz kılan binlerce insan varmış ama kötü eyleme hık demedikleri için hepsi de helak olmuşlar.
-Kızılması gereken şeye kızmamakta, sessiz şeytanlıktır. Hele,hele, zulme hoşgörü vb, kavramlarla meşruiyet kazandırmak; fikir fahişeliğidir, alçaklıktır, adalete ihanettir.
-Kötüler harıl, harıl çalışırken iyi olduğunu söyleyenlerin tembelliği iyiliğe ihanettir ve kötülüğe pasif destektir. Tembel iyiler, çalışkan kötülerin gizli müttefikleridir.
-Para taşınabilir vatandır. Zengin başka ülkede bile ev sahibidir. Fakir kendi ülkesinde bile misafirdir.
–O yüzden kurtların çok olduğu yerde ceylan masumiyetiyle duramazsınız. Kurt sizi yer, sizi yedikten sonra da torununuzdan dişinin kirasını ister. İşte zalimler bu kadar acımasızdır. Zalimlerin her gün mikrop gibi çoğaldığı zamanlarda onlara karşı güç ve kuvvet depolamayı kesmek, bileklerini kesmekle aynı şeydir. İkisi de bir çeşit intihardır.
Geçmiş zamanlarda alimler ve mütefekkirler için kurulan idam sehpaları, zalimler ve hainler için kurulsaydı bugün hapishaneler dolup taşmazdı. Katilini emziren anne gibiyiz, tuzağına koşan tavşan gibiyiz.
Vesselam…