Alışkanlıklar-2
Alışkanlıklar en büyük esarettir. Küçüktü önemsemedim, büyüdü hakkından gelemedim. Ayağımıza takılanlar ya ekmediklerimizdir ya biçmediklerimizdir. İnsan sürekli olarak kendisini zayıflatıp, alışkanlıklarını da güçlendirerek, zayıflattığı kendisiyle güçlendirdiği alışkanlıklarına karşı nasıl mücadele verebilir?
30 yıl boyunca besleyip güçlendirdiğin bir alışkanlığı, 30 yıl boyunca zayıflattığın iradenle bir hamlede yıkabileceğini sanman kuru bir temenniden başka bir şey değildir. İnsanın yaşı ilerledikçe, yaşla birlikte alışkanlıkta güçlenecek ve kökleşecektir. Artık o insanı ilahi bir mucizeden başka hiçbir şey kurtaramaz. Çünkü, irade felç olmuştur. Felçli bir irade kanserli bir uzuvdan daha tehlikelidir.
Huy haline getirilmiş alışkanlıklar uzun yıllar sonucu kökleşmiştir. Onlardan kurtulmak için öncelikle;
1-Kişinin mevcut durumunu problem olarak görmesi gerekir. Benim bir problemim var, bununla hem kendime hem çevreme hem de ahiretime zarar veriyorum. Bu alışkanlığımdan kurtulmam gerekir diyerek kişinin öncelikle problemin varlığını kabullenmesi gerekir. Bir zihinsel dönüşüm yaşaması gerekir. Bu bile dev bir adımdır. Çünkü, mevcut durumunu problem olarak görmeyen insanlarla herhangi bir çalışma yapmak mümkün değildir. Onlar sık, sık arıza yapan arabalar gibidir. Onlarla uzun mesafeli bir yolculuğa çıkamazsınız. Bu husus evlilikte ayrı bir önem arz etmektedir. Kendisiyle hem dünya hem de ahiret saadeti için hayatını birleştirdiğimiz insanların huy haline gelmiş alışkanlıklarını önceden bilmemiz büyük fayda sağlar. Aksi halde üzeri rengarenk çiçeklerle örtülmüş bir bataklığa saplanabiliriz. Bu bataklık bazen dünyamızı bazen de ahiretimizi yutabilir. O yüzden alışkanlıklarının tiryakisi olmuş insanlara çok ama çok dikkat etmemiz gerekir. Böyle insanlara bağışlanacak bir dakikamız bile yoktur. Onlara yapabileceğimiz en büyük iyilik; zihinsel farkındalık oluşturmalarını sağlamaktır.
Kişinin hem maddi hem de manevi hayatını bir kanser gibi kemiren bu alışkanlıklardan bazılarını başlıklar halinde tanıyalım:
1-Sözünde durmaması.
2- Sır tutmak, ırz, can ve mal emniyeti açısından güvenilir olmayışı.
3-Sorumluluk bilincini kazanmamış olması.
4-Duygu körü. Sevinç ve acıları farketmeyişi.
5-Şüpheci, alıngan ve kırılgan oluşu. Böyle insanlarla iletişim, yumurta kabukları üzerinde kırmadan yürümek gibi çok zor bir iştir.
6- Dedikodu gıybet ve söz taşıma alışkanlığı.
7-İç tutarlılıktan yoksunluk, dengesizlik. Bir dediğinin, bir dediğine uymaması, bir ânının, bir ânına uymaması.
8-Dağınık, paspal, unutkan, tertip, düzen ve temizlikten yoksunluk. Bu alışkanlığa sahip insanlar avare dediğimiz kişilerdir. Yaşadığı ortam darmadağındır. Aldığını yerine koymaz. Dağınık bir ortamda yaşadığı için enerjisi dağınıklık içinde kaybolmuştur. Zinde değillerdir.
9-Kurma kafalı ve uzaktan kumanda tipler. Lehinde ve aleyhinde olan hususları ayırt etmekten yoksun, kiralık kafalı, uydu kafalı uzaktan kumanda tipler, kendileri olamayan uydu tipler. Her duyduğuna hemen inanan basit bir telkinle yönlendirilebilen araştırmaktan yoksun, tahkik etmekten yoksun, kulaklarını aklı haline getirmiş tipler. Bu tipler çok tehlikelidir! Kolayca yönlendirilebilir. Halbuki insanın kulakları başkası hesabına, gözleri kendi hesabına çalışır.
10-Süreklilikten yoksunluk. Bu tipler başladığı işi kesinlikle bitirmezler.
11-Nankör, vefasız, günübirlik yaşayan, sineğin yağını hesap eden, nokta kadar menfaati için virgül gibi eğilen tipler. Bunlar günübirlik yaşarlar. Yüz yüzlüdürler. Araziye uyarlar. Güce taparlar. Hilebaz ve düzenbaz tiplerdir.
2-Kişinin varlığını kabul ettiği probleminden kurtulmak için ciddi bir programa bağlı kalması gerekir.
Alışkanlıklar, uzun yıllar oluştuğundan ve tekrarlana, tekrarlana kökleştiğinden tedavisi de uzun sürebilir. Israrla yakıcı arzuyla isteyerek ve dua ederek ve bir uzman eşliğinde ciddi bir programa bağlı kalarak bu alışkanlıklardan kurtulmak gerekir.
3-Kişinin kurtulduğu alışkanlıklarına tekrar dönmemesi için sürekli olarak teyakkuzda olması gerekir.
Fazla kilolarından bir programa bağlı kalarak kurtulan bir insan dikkat etmezse hemen verdiği kiloları geri alabilir. Aynen bunun gibi terkedilen alışkanlıklarda dikkat edilmezse geri dönmek için fırsat kollar. Su uyur ama alışkanlıklar uyumaz. En ufak bir ihmalde hemen geri dönecektir.