Meleklerin Duaları-3

1-Evden Namaz İçin Çıkarken Aşağıdaki Dua Okunduğunda Melekler Dua Eder

Ebu Said’l-Hudri (r.a.)’den rivayet olunduğuna göre, Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her kim evinden namaza çıkarken:

-“Ey Allah’ım! Senden isteyenlerin hürmetine ve bu yürüyüşüm hürmetine senden isterim. Çünkü kibir, iftihar, gösteriş ve işittirmek için çıkmadım, ancak senin gazabından saklanmak ve senin rızanı umarak çıktım.

Senden beni ateşten kurtarmanı ve günahlarımı bağışlamanı isterim, zira günahları ancak sen affedebilirsin.” Derse mutlaka Allah’u Teâlâ ona kendisi için istiğfâr eden yetmiş bin melek görevlendirir ve namazını bitirinceye kadar Allah’u Teâlâ ona cemaliyle yönelir.” (1)

2-Haşr Suresinin Son Üç Ayetini Sabah Ve Akşam Namazından sonra Okuyan Kimseye Melekler Dua Eder

Ma’kil İbni Yesar (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Her kim sabahladığında üç kere: “Kovulmuş şeytanın şerrinden hakkıyla işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım.” Dedikten sonra Haşr suresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teâlâ o kişiye akşama kadar duâ etmek üzere yetmiş bin melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır. (2)

 3-Abdestli Ve Zikir Üzere Yatana Melekler Dua Eder

Şeddat İbni Evs (R.A.)’dan rivayet edildiğinine göre, Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Hangi bir müslüman kul yatağına gelir de, yatacağı vakit Allah’ın kitabından bir sure okursa, mutlaka Allahü Teâlâ Hazretleri ona bir melek gönderir ki, o melek o kişi uykusundan uyanıncaya kadar ona eziyet edecek bir şeyi yaklaştırmaz. (3)

4-Allah’ın Kulunu Sevmesi Ve Cebrail (a.s.) Sende Sev Demesi

Ebu Hureyre (R.A.)’den Resûlüllah (S.A.V.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Allah bir kulunu sevdiği zaman Cebrail’e:

-Ben onu seviyorum, sen de sev, der.

Cebrail de o kulu sever ve gök halkı arasında:

-Allah filan kul seviyor, siz de seviniz, diye haber verir. Onlar da onu severler, sonra da yeryüzünde yaşayanların kalbine onun sevgisi yerleştirilir.” (4)

Allah’ın kulunu sevmesinden muradı; onun için hayır dilemesi, kendisine hidayet ve nimet vermesidir… Cebrail ile diğer meleklerin bu kulu sevmeleri; ya onun için istiğfâr ve duâda bulunmaları ya da insanlar gibi sevmeleridir. Bu sevgi de kalbin birine meylederek onunla karşılaşmak için arzu duymasıdır. Meleklerin bir kulu sevmeleri Allah Teâlâ’ya itaat ettiği ve O’nun rızasını kazandığı içindir. Kabulün yeryüzüne konmasından maksud insanların o kulu sevmeleri ve ondan razı olmalarıdır. (5)

5-Allah’ın Kulundan Nefret Etmesi Ve Cebrail’e Sende Nefret Et Demesi

Ebu Hureyre (R.A.)’den, Resûlüllah (S.A.V.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

Bir kula Allah buğzettiği zaman Cebrail’e:

-Ben filandan hoşlanmıyorum, sen de nefret et, der. O da o kişiden nefret eder. Sonra durumu gök ehli arasında haber verir. Onlar da o kişiden nefret ederler. Sonra da yer yüzündekiler o kişiden nefret ettirilir. (6)        

6-Melekleri Müslümanın Sabrına Şahit Tutmak 

Ebu Musa (R.A.)’den rivayete göre Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Bir kimsenin çocuğu öldüğü zaman Allah (c.c) meleklerine:

-“Kulumun yavrusunun canını kabzettiniz mi?” der.

Melekler:

-“Evet” derler.

Allah (c.c.):

-“Ciğer paresini aldınız öyle mi?” der.

-Melekler:

-“Evet” derler.

Allah (c.c) :

-“Kulum ne söyledi?” der.

 Melekler:

-“Sana hamd ederek, “Biz Allah içiniz ve O’na dönücüleriz” dedi.

Allah (c.c.):

-“Kulum için cennette bir köşk bina edin ve adını Hamd Köşkü koyunuz.” diye nida eder. (7)

Hadiste, musibet anında sabretmeye, kaza ve kadere rıza göstermeye teşvik vardır. Bunun neticesinde kişiyi cennette büyük mükafata nail olacağı vaad olunmuştur.

“Kulumun yavrusu” cümlesinde Allah (c.c.) kulu kendine izafe etmesi, başına gelen musibeti sabır ile karşıladığı için şereflendirmesi ve yavrusunu sarması sebebiyledir.

“Kulumun ciğer paresini aldınız öyle mi?” cümlesinde söz konusu edilen insanın sabrının büyüklüğüne işaret vardır. Çünkü çocuğa karşı oluşan sevginin şiddeti, insanın özünü oluşturan ve onsuz yaşanmayacak olan kalbe benzetilmiştir. Böylece bu ifadeyle musibetin büyüklüğü ve ona gösterilen sabrın yüceliği açıklanmaktadır.

“Allah (c.c.) kulunun çocuğunun ruhunun kabz edildiğini ve kulunun sabrını en iyi bilendir. Bildiği halde meleklere sorması, o kuluna cennette karşılığını verirken yaptığı amellere melekleri şahit kılmak içindir.” denilmiştir. (8)

Kaynakça:

1-İbn Mace, Mesacid ve’l-Cemaat, 778; Ahmed b. Hanbel, 3/21.

2- Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/26.

3- Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/125; Nesai, Amelül Yevmi ve’l-Leyle, 812.

4- R. Salihin, H. No:387; Müslim, Birr ve Sıla, 2637.

5- İmam Nevevi, a.g.e., c.2, s.271-272.

6- Müslim, Birr ve Sıla, 2637.

7- R. Salihin, H.No:922; Tirmizi, Cenaiz, 1021. (Tirmizi hasen demiştir.);Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/415;

8- İmam Nevevi, a.g.e., c.4, s.141-142.