Ne Kadar İlginç Değil mi?
1-İnsan makineye poz verirken en cana yakın ve en sevimli haliyle gülümsüyor ama en cana yakın ve en sevimli halini yanındaki insanlardan esirgiyor.
Ne Kadar ilginç Değil mi?
2-İnsan bir yemek daveti için şehirler arası 5-6 saat zaman harcıyor. Bir o kadar da dönüş için zaman harcıyor.
Ama çok yakınındaki bir cenaze taziyesine bir 15 dakikasını ayırmıyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
3-İnsan karısı ve kızıyla yolda giderken birisi karınız ne kadar güzelmiş ya da kızınız ne kadar güzelmiş dese belki bunun için cinayet işler.
Ama aynı insan evde karısının ve kızının en mahrem halleriyle sosyal medya paylaşımlarından mutlu olur!
Gelen beğenilerden belki de gurur duyar!
Ne kadar ilginç değil mi?
4-İnsan lüks bir lokantada arkadaş grubu ile yemek yerken gelen hesabı sorgusuz-sualsiz öder. Üstüne yüklü bir bahşiş bırakır.
Ama bahçe ürünlerini satan fakir bir teyze ile kıran kırana pazarlık yapar!
Ne kadar ilginç değil mi?
5-İnsan biraz sonra Cuma namazına gideceğini bile, bile soğanlı-sarımsaklı yemekler yer. Üstüne keyifle sigarasını tüttürür.
Ama sevgilisiyle randevusuna ya da iş randevusuna en güzel kıyafetlerini giyer, en güzel parfümlerini kullanır!
Ne kadar ilginç değil mi?
6-İnsan sevdiği bir film için gerekirse bir-iki saatini ayırır. Büyülenmiş gibi ekrana bakarak iki saat filmi dikkatle izler. Adeta nefesini tutar.
Ama namaza 10 dakika ayıracak olsa; oflar, puflar, daralır!
Ne kadar ilginç değil mi?
7-İnsan her nefesini ölümü düşünmeden alır.
Ama her nefeste korktuğu kabre bir adım daha yaklaşır.
Ne kadar ilginç değil mi?
8-Adam dizideki oyuncu için senariste yalvarıyor:
-Eğer bu oyuncu da ölürse bu filmi izlemem, ne olur o ölmesin diye yalvarıyor.
Ama vefat etmiş anne- babası ve sevdikleri için bu kadar kaygılanmıyor onlara dua göndermiyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
(Halbuki oyuncu gerçek hayatta sağ. Ölen sadece rolü canlandıran karakter. O diziye de başka bir diziden vefat edip gelmişti. Burada da vefat edip başka bir diziye gidecek!)
9-Bir adam apartmanlara çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı gibi ağır eşyaları taşıyor.
Ama hadi gel abdest alalım, namaz kılalım deyince, “bana çok ağır geliyor” diyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
10-Hiç kimse Picasso’nun milyonlarca dolarlık sanat değeri olan bir tablosuna elindeki bardakla su sıçratmaz.
Ama aynı insanlar yağmurlu havada trafikte Hazreti İnsanın üzerine arabasıyla su sıçratmakta bir beis görmezler!
Ne kadar ilginç değil mi?
(Hazreti insan da Cenab-ı Hakk’ın en muhteşem sanatı değil midir? Aynı saygıyı neden hak etmiyor?
11-İnsan arkadaş grubuyla katıldığı bir ziyafette yemeklerin listesini aklında tutar. Ziyafete katılan bütün arkadaşlarını tek, tek sayar.
Ama dört rekât bir namazda okuduğu sureleri karıştırır, bazen hatırlamaz!
Ne kadar ilginç değil mi?
12-Çok zengin bir iş adamı meşhur bir saat firmasına çok özel bir saat yaptırır. Üzerinde şu ifade yazılıdır: Herkesin dokunduğu özel olamaz.
Ama aynı iş adamı koluna taktığı saat kadar, koluna taktığı eşine aynı özeni göstermez.
Saatinin biricikliğine ve sadece kendisine has olmasına gösterdiği özeni, karısına göstermez. Onun güzelliğini ve dişiliğini kıskanmaz, onu umumun bakışlarına sergiler.
Ne kadar ilginç değil mi?
13-Adam ayağa düşürdüğü sigarasını hemen yerden kaldırıyor da ayağa düşürdüğü sözünü yerden kaldırmıyor.
Konuşmayı iki yılda öğreniyor da sözünde durmayı yıllarca öğrenemiyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
14-Düğünlerimizi bir düşünelim lütfen…
En ince ayrıntısına kadar her şey gözden geçirilir:
Düğün salonu, davetlilerin listesi, nikah töreni, gelin alma töreni, gelini taşıyacak arabanın markası, düğün yemeği mönüsü, düğünde görev yapacak orkestra ve çalınacak şarkılar, gelin ve damadın kıyafetleri ve gelinlik, mobilyalar, gelin ve damadın başını yapacak kuaförler vb. vb. En ince ayrıntısına kadar gözden geçirilir.
Bunun için bir servet harcanır.
Çünkü “el ne der, gelenek, görenek, adet” tanrıları iş başındadırlar.
Ama düğünde bir eğitimci getirilip 10 dakika konuşturulmaz bile. Evlenecek gençler çocuk eğitimiyle ilgili en ufak bir bilgiye sahip değildir.
Çünkü kitap bizde ihtiyaçlar sıralamasında 233. Sıradadır.
Anne baba adayı olan bu gençler; çocuk eğitimiyle ilgili bir kitap bile okumadan, bir seminer bile almadan evliliğe adımını atmaktadır.
Ne Kadar ilginç değil mi?