Nefsin Anladığı Dil
Nefis terbiyesinde çokça anlatılan kutsi bir hadis vardır…
Allah (cc) nefse sorar:
-Sen kimsin, ben kimim?
Nefis:
-Ene ene, ente ente; sen sensin, ben benim, der.
Keyfiyeti Allah (cc) tarafınca bilinen bir süre, ateşle terbiye görür. Sonra Rab yine sorar, cevap değişmez. Bu defalarca tekrarlanır, her defasında cevap aynıdır:
Nefis:
-Sen sensin, ben benim der.
Ateşle terbiyede sıratı müstakime girmemekte direnen nefisi, Rab bu defa açlık imtihanına sokar.
Soru yinelenir:
-Sen kimsin ben kimim?
Rabbi karşısında durduğu yeri ve duruş şeklini bilemeyen nefis, asıl şekline dönmüştür:
-Ya Rab ben aciz, fakir bir kulunum, sen benim Rabbimsin.
“Nefis Rabbini tanımak istemiyor; firavunane kendine rububiyet istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. Aczini, zaafını, fakrını gösterir, abd olduğunu bildirir.” (1)
Kaynakça:
1-Said-i Nursi (r.h.) Mektubat-29. Mektub