Hz. Ali Efendimizden Kaza Ve Kaderin İzahı
“Galiba sen kaza ve kaderi, insanları fiil ve hareketlerinde zorlayıcı ve mecbur kılıcı zannettin, öyle mi?
Öyle olsaydı, sevap ve azab, vaad ve tehdit, emir ve yasak bâtıl olurdu. Ve Cenâb-ı Hak tarafından, hiçbir günahkârı kınama ve kötüleme, hiçbir muhsin ve itaat edeni de medih ve beğenmek varit olmazdı. İyilik eden fenalık edenden ziyade beğenilmeye, fenalık eden de iyilik edenden ziyade kötülenmeye ve tahkire lâyık bulunmazdı.
Böyle bir inanç, putperestlerin, şeytanın yardımcılarının, müşriklerin, hakkı bâtıldan, hatayı doğrudan ayıramayan cahil ve basiretsizlerin sözüdür. Onlar bu ümmetin Kaderiyecileri ve Mecûsileridir.”
“Cenâb-ı Hak insanları emirlerine uymakta serbest bırakmış ve onları yasaklarından korkutarak sakındırmıştır. İnsan isyana ve itaate zorlanmamıştır. Cenâb-ı Hak, peygamberleri lüzumsuz olarak göndermemiş, semâvat ve arzı, aralarındaki mevcudatı boşuna yaratmamıştır. Böyle bir itikad küfür sahiplerinin bâtıl zannıdır. Onlara yazıklar olsun!..”
Hz. Ali (r.a)