Elveda Ey Şehr-i Ramazan Elveda…

Geldin de gidiyorsun öyle mi, vuslatın sürur, firakın hüzün oldu Ey Şehr-i Ramazan!

Dindaşımızla duygudaş, lokmamızla paydaş olmayı öğrettin bize, elveda Ey şehr-i Ramazan elveda,

Sofralarımıza bereket, hanelerimize hareket getirdin, elveda Ey Şehr-i Ramazan elveda,

Kuru bir dilim ekmeğin, bir bardak suyun ne büyük bir nimet olduğunu yeniden öğrettin. Ey ayların sultanı elveda!

Akıllarımızın nuru, kalplerimizin sevgilisi, nefislerimizin mürebbi oldun. Elveda ey Şehr-i Ramazan, elveda!

Bize, beni “BİZ” yapmayı öğrettin, elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Kur’an-la bizi yüzleştirdin; nasılız, neredeyiz gösterdin. Elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Gözümüze, kulağımıza, dilimize, el ve ayaklarımıza “İMSAK”ı öğrettin elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Şehirlerimiz yanarken; yan yana değil, yana yana durmanın cemaat olduğunu bize öğrettin, elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Bizi yoğurup kul kıldın, secdelerle sultan kıldın, elveda ey Şehr-i Ramazan elveda!

Bize; düzeni, disiplini ve sabrı öğrettin, elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Gelişine çok sevinmiştik, gidişine çok üzülüyoruz, her veda geride bir hüzün bırakır, Sen ise Bayram bırakıp gidiyorsun, elveda ey Şehr-i Ramazan elveda,

Elveda kutlu öğretmenim, elveda ayların sultanı, elveda günlerin efendisi, elveda, elveda, elveda…

Ne olur giderken bizden razı git,

Ve ne olur yine gel!..