DİYARBAKIRLI BİR ANNENİN OĞLUNA YAZDIĞI MEKTUP
Oğlum Ehsan!
Anan sena heyran, nasılsan, ne haldesan
Biz aramasak sen bizi ne arisan, ne sorisan
Sen ne heyırsız bir evlatmışsan, Elin kızıyla gezisen dolaşısan, Fekat anana bir mektup yazmıysan, Sen heç Allah’tan korkmiysan, Bizi merakta bırakisan, Dün dayin oğli geldi Angara’dan Sağlık haberini ondan almişam, Seni belediye otobüsünde bir kızlan görmüş
Sözlüm diye bahsetmişsan, Parmağına da yüzük tağmışsan Hüseyn’e dedim ki, helem biraz anlat…
Dedi ki ay parçası, gülende güller açiy
Ağliyanda yüzüne mercan saçiy
Bele güzel ne görünmiş, ne duyulmiş
Ehsan sen nasıl evlatsan, Büyüklerine danışmadan evlenmeye kalkmışsan, Kardeşinden de mi ibret almirsan Getti, bir tango kız getirdi Ne gendi rehat etti, ne bize rehat ettirdi
Kız da kız olaydı, yüregim yanmazdı.
Eyle zayif eyle zayif ki eynı çırtık Eso’ya benziyi Çöp gibi bacagi, Emin ağa gibi de ayagi vardi Çamaşır tokacı gibi de elleri vardi Ne konuşmamizi beğeniydi, ne yemeğimizi yeyiydi Zikkimin kökünü yiyeydi Pırçıkli meftuneyi ağzına koymiydi Kibe kudure kaşıgını değdirmiydi Mengegoş kebabından miğdesi bulaniydi.
Herşeye yeni, yeni adlar takayidi, Ben diyidim babakunuç, o diyidi patlıcan ezmesi. Ben diyidim lebeni, o diyidi yoğurt çorbası,
Ben diyidim klori aşi, o diyidi ekşili köfte. Yok carut değil, faraş imiş Küçe değil, sokak imiş.
Havuça, pırçıklı demek ayıp imiş, Ben bele konuşurum deye benden utanırmış. Niye gendi yaptiğinden utanmiyi Gün öğle oliydi, yatahtan kalkiydi Ne havşi süpüriydi, ne ayak yoluna su dökiydi.
Benim elimden çaput, onun elinden roman düşmiydi.
Gezmeye gidince en öne de o düşiydi.
Bigün baban dükkandan erken geldi.
Hanimin gızı yerinden teprenmedi. Babanın çok ağırina gitti. Bıraksam alimallah saçini, pırçıkini yolacaktı.
Oğlum Ehsan,
Ben ne şanssız bir karıymışam, Kaynanaların zalım zamanında gelin olmuşam, Gelinlerin de zalım zamanında kaynana olmuşam.
Kime ne ettim ki bunu bulmuşam Oğlun sen sen olasan, Akli başinda bir kız alasan, İster Diyarbakırlı, ister yedi kat yabancı olsun,
Yeter ki helal süt emmiş olsun, İstiyem ki sonra pişman olmayasan, Kari kısmı ayakkabı değil, sıktı mı çıkarasan!
Namusum diyeceğsen, ömrü billah çekeceğsen
Oğlum Ehsan!
Biliyem eyisin hoşsun ama çabuk kıziysan
Kızınca da ayran gibi kabariysan Oğlum asabi erkeğin kahrı çok olur, Kahır çeken kari zor bulunur. Onun içindir ki oğlum Ehsan Yüce Allah kadınların sabrını hamurdan yoğurmuştur. Analar hanımdır, sultandır, hatundur,
Anaların mekanı cenneti aladır, Analar ışıktır, analar nurdur Kadın, yüce Allah’ın erkeğe bir lütfudur.
ALINTI