Meleklerin Duaları-1

1-Tövbe Edenlere Melekler Dua Eder

İnsan işlediği gayr-i meşru amellerden ve gafletten el çeker, pişmanlık duyar ve tövbe ederse, melekler o insana duâ eder ve mağfiret dilerler. Meleklerin bu durumda duâ ettiklerini şu ayetlerden öğreniyoruz:

2-Melekler İman Eden Kimseler İçin Duâ Ederler

“Arşı yüklenen melekler ve arşın etrafındakiler, Rablerini hamd ile tesbih ederler. O’na iman getirirler ve iman eden kimseler için şöyle mağfiret dilerler:

-Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Bunun için tövbe edenleri ve senin yoluna koyulanları bağışla, onları cehennem azabından koru. Ey Rabbimiz! Onları ve atalarından, zevcelerinden, nesillerinden salih olanları, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetine koy. Şüphesiz sen Azizsin, Hakimsin. Bir de onları fenalıklardan korursan muhakkak kıyamet gününde bağışlamışsındır. İşte bu, en büyük kurtuluştur. (1)  

-Yani Ey Rabbimiz, tövbe edip senin yoluna giren bu kulları ve onların atalarından, zevcelerinden ve çocuklarından dünyada iken ehl-i iman olup senin razı olacağın salih amelleri işleyenleri de onlarla beraber, taatine dönenlere vaad ettiğin Adn cennetlerine/içlerinde ebedi ikamet edilecek bağlara bahçelere girdir. (2)

Cennet ehlinin sevinç ve sürurlarının, neşe ve kıvançlarının tam ve mükemmel olması için melekler böyle duâ ederler. Böylece onlar birbirine komşu konaklarda bir araya gelmek suretiyle gözleri aydın olur, sevinirler. Nitekim Allah Teâlâ başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurur:

“İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz.” (3)

Yani gözleri aydın olsun diye hepsinin derecesini eşitleriz. Derecesi aşağı olanla müsavi olsun diye derecesi yüksek olanın derecesini alçaltamayız. Aksine katımızdan bir nimet ve lütuf olarak birçok amellerini eşitleyerek amel bakımından eksik olanın derecesini yükseltiriz. (4)

“Onları her türlü kötülüklerden koru” ifadesinde bahsedilen kötülükler, dünyadaki batıl inançlar ve bozuk ameller de olabilir. O zaman mana: Sen dünyada kimi kötülüklerden; yanlış inanç ve bozuk amellerden kurtarırsan, muhakkak ki kıyamet günü onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu ise büyük bir kurtuluştur. Çünkü dünyada yapıp beraberinde götürdükleri parça parça amellerin karşılığı olarak akılların idrakten aciz kalacağı mülkler elde edeceklerdir. (5)

3-Melekler İnsanlara Allah’tan Mağfiret Dileyerek Duâ Ederler

“Gökler, neredeyse üstlerinden parçalanacaklar; melekler de Rablerini hamd ile tesbih ederler ve yerde olanlara mağfiret dilerler. Haberiniz olsun: gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O’dur.” (6)

Yani melekler, insanların Allah’a karşı yaptıkları ne büyük küstahlıktır. Oysa onlara bir sürü imkân bahşetmekle ihsan eden ve dolayısıyla sadece de hamd edilmeye layık olan O’dur. Allah insanların yapmakta oldukları bu küstahlıklar yüzünden her an azabını gönderebilir.”

Cenab-ı Hak, Ahzab Suresi’nde mü’minlere hitaben, kendisini çokça zikretmelerini ve sabah akşam O’nu tesbih etmelerini emrettikten sonra:

“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerine rahmetini gönderen O’dur. Melekleri de size istiğfâr eder. Allah mü’minlere karşı çok merhametlidir, (7) buyurarak meleklerin özellikle mü’minlere istiğfâr ettiğini açıklamaktadır.

Arzı taşıyan meleklere “hamele-i arş” denilip bunların sayılarının dört olduğu rivayet edilmiştir. (8) Kıyamet gününde ise bunların sayıları sekiz olacaktır. (9) Arşın korunma ve tedbirine memur olduklarından bu isim kendilerine mecazen verilmiştir. Arşın etrafındaki melekler ise arşı tavaf eden meleklerdir. Nitekim bunlarla ilgili olarak da:

“Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş’ın etrafını kuşatmışlardır. (10)

Yukarıda meallerini verdiğimiz ayetlerden de açıkça verdiğimiz ayetlerden de açıkça anlaşılacağı üzere Arş’ı taşıyan ve bir de Arş’ın çevresinde bulunup Rablerini hamd ile tesbih eden, O’na şükreden, kendileri için O’ndan başka ilah olmadığını ikrar eden melekler, iman edenler için istiğfâr etmekte; Rablerinden, kendileri gibi Allah’ın birliğini ikrar eden ve O’nun dışındaki ma’budlardan teberri eden mü’minleri bağışlamasını istemektedirler. Kullarından şirkten tövbe edip tevhide dönen ve Allah’ın girilmesi istediği yola giren, O’nun emrettiği metodu takip eden yani emir ve nehiylerine tabi olanların günahlarından vazgeçmesini O’ndan talep etmekte ve onları kıyamet günü ateş azabından korumasını istemektedirler. (11)

Allah’ın mağfireti, kulu, kendisine azap dokunmasından korumasıdır. İstiğfâr da bunu sözle ve fiille istemektir. Çünkü sadece sözle istiğfâr, yalancıların işidir. (12)

Meleklerin mü’minlere istiğfârından maksat, onlara şefaat etmeleri, onları tövbeye teşvik etmeleri ve onlara mağfireti gerektiren amelleri ilham etmeleridir. Burada meleklerin Adem oğullarının günahlarına müttali olduklarına bir işaret; cinsler farklı olsa da imanda ortaklığın nasihat ve şefkati gerekli kıldığına bir tembih vardır. Zira iman, en kavi ve en mükemmel bir bağdır. (13)

Saadetin kemali şu iki mühim hususa riayete bağlıdır: Allah’ın emrine ta’zim ve mahlukatına karşı şefkat. Melekler de buna riayet ederek önce Allah’ı tazim etmişler sonra da O’nun mahlukatına şefkat babında onlara istiğfâr etmişlerdir. (14)

Melekler o kadar hassastırlar ki, belki insanlar tövbe edip, şirk koşmaktan vazgeçerler umuduyla, azap göndermemesi için Allah’a yalvarmaktadırlar.

4-Mü’min Kardeşimize Gıyabında Dua Ettiğimiz Zaman Melekler Dua Eder

Mü’min kardeşimize gıyabında duâ ettiğimiz zaman yanımızdaki melekler de aynıyla bize duâ ederler. Resûlüllah (s.a.v) bu hususta şöyle buyurur:

Ebüd’d-Derda (R.A.)’dan rivayete göre şöyle demiştir. Resûlüllah (s.a.v) Efendimizden işittim. Buyurdu ki: “Müslüman bir kul, din kardeşi için gıyabında duâ ederse, Melek de: “Onun için istediğinin bir misli de senin için olsun.” diye duâ eder. (15)

Aynı konuda yine Ebüd’-Derda (R.A.)’ın rivayet ettiği başka bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:

“Müslüman bir kişinin din kardeşi için gıyabında ettiği duâ kabul olunur. Onun başucunda me’mur bir melek vardır ki, o Müslüman, ne zaman bir din kardeşi için hayır duâ ederse o melek ona: Duân kabul olsun, istediğinin bir misli de senin için olsun, diye duâ eder.” (16)

Hadis, müslüman kardeşine gıyabında yapılan duânın faziletini bizlere ifade etmektedir. Bu cevap, müslüman kadın ve erkek cemaatine gıyaben yapıldığında elde edilir. Kişi başkalarını gıyaben hayırla anmalı; gıybetlerini değil, güzel huylarını anarak, duâda bulunup, meleklerin kendi adına yapacakları duâyı kazanmalıdır.

Kişinin kendisi için ve kardeşi için duâ etmesi müstehaptır. Bu ihlasa daha uygundur. Seleften bazıları, kendileri için duâ edecekleri zaman, kardeşlerine duâ ederlermiş. Çünkü yanında bulunan melek o şahsın adına o zaman duâ edecektir. Kişinin gıyabındaki duâsı da kabule şayandır. Böylece duâsı onun hakkında kabul edilmiş, kendisine de aynen duâ edilmiş olmaktadır. (17)

5-Allah Yolunda Mal Harcayan Kişiye Melekler Dua Eder.

Allah yolunda mal harcayan kişiye melekler duâ eder. Aksine elini sıkı tutup sadaka vb. şeyleri vermeyene de bedduâ eder. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:

“İstisnasız her gün iki melek iner. Birisi:

-Ya Rabbi!

Senin yoluna mal harcayana, harcadığının yerine mal ver (eksilttiğini doldur)” diye duâ eder. Diğeri:

-Ya Rabbi! Elini sıkı tutup mal harcamayanın malına telef ver” diye duâ eder. (18)

Not: Bu yazı Prf. Orhan Çeker ve Dr. Ömer Çelik hocalarımızın makalelerinden istifade ederek hazırlanmıştır. Muhterem Hocalarımıza zaman ve emek için çok teşekkür ediyor, Allah ebeden daimen razı olsun diyorum.

Kaynakça:

1-Mü’min, 7-9.

2- Et-Taberi. Tefsir, XXIV, 30.

3- Tur, 52/21b

4- İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim, VII, 121, İstanbul, 1984.

5- Ömer ÇELİK, “Melekler Bizler İçin İstiğfâr Ediyor”, Altınoluk Dergisi Temmuz Sayısı, Sayı:149, Temmuz, s.23-25.

6-Şura, 42/5.

7- Ahzab, 33/43

8- Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 256.

9- Hakka, 69/17.

10- Zümer, 39/75.

11- Et-Taberi, Tefsir, XXIV, 29,30.

12- Er-Rağıb, el-Müfredat, s.362, Beyrut, ts.

13- Bursevi, İsmail Hakkı, Ruhu’l-Beyan, VIII, 157, İstanbul, 1389.

14- Er-Razi, Fahreddin, Mefatihu’l-Gayb, XXVII, 33, Tahran, ts.

15- R. Salihin, H. No:1523

16- R.Salihin, H.No:1524.

17- İmam Nevevi, Riyazü’s-Salihin Terceme ve Şerhi, Tercüme: İhsan Özkes, Esra Yayınları, Konya, 1996, c.5, s.214.

18- Buhari, Zekat, 27; Müslim, Zekat, 57