Meleklerin Duaları-2

1-Abdestli olarak Namaz Vaktini Bekleyene Melekler Dua Eder

Ebu Hureyre (R.A.)’den ittifakla nakledilen hadis-i şerifte Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Kişinin cemaatle (camide) kıldığı namazı, evde veya çarşıda kıldığı namazından, yirmi bu kadar derece üstündür. Zira bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz kılmak maksadıyla camiye gelirse, camiye girinceye kadar attığı her adımla onun derecesi yükselir ve günahı bağışlanır. Camiye girince de namaz için oturduğu müddetçe namazda gibi olur. Namaz kıldığı yerde kaldıkça kimseye eziyet etmediği ve abdesti bozmadığı takdirde (ve yahut da dünyaya ait konuşmadığı) takdirde, melekler ona şöyle duâ ederler:

“Allahım! Sen buna rahmet et; Allahım! Onu yarlığa; Allahım! Tövbesini kabul et” derler. (1)

Hadiste geçen (çarşı), insanların ticaret mallarını oraya sevk etmelerinden veya insanların orada dizleri, ayakları üzerine durmalarından dolayı bu ismi almıştır. Çarşıda veya evde tek başına kılınan namazdan, camide cemaatle kılınan namaz daha faziletlidir.

Evde kılınan namaz da çarşıda kılınan namazdan faziletlidir. Zira çarşı, Pazar, şeytanın daha etkili olduğu yerlerdir. Evde ve çarşıda cemaatle kılınan namaz da tek başına kılınan namazdan daha faziletlidir.

Hadis, namazın diğer amellerden daha faziletli olduğuna delalet etmektedir. Nitekim meleklerin namaz kılanlara duâ etmesi bu durumu ifade etmektedir. Ayrıca salih kişilerin meleklerden üstünlüğüne işaret vardır. Zira salih insanlar ibadetleriyle meşgul olup derecelerini yükseltirler. Melekleri ise onlara istiğfâr ve duâ ederler. Huşuyu gidermesi ve kalbi alıkoyması gibi nedenlerle sokakta, çarşıda namaz kılmak, hoş olmamakla beraber caizdir.

Bir kimse abdest alıp, namazını dosdoğru kılar ve mescitte bir kimseye eza vermezse meleklerin duâsına mazhar olur. Çünkü meleklerin bir görevi de mü’minlere duâ etmektir. Nitekim Cenab-ı Allah: “Arşı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler. O’na inanırlar ve mü’minler için (şöyle) mağfiret dilerler.” (2)

2-Namaz Kıldığı Yerde Abdestli Olarak Oturana Melekler Dua Eder

Ebu Hureyre (r.a.)’den Resûlüllah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Biriniz, abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde oturmaya devam etteği müddetçe melekler; “Allahım! Onu affeyle! Allahım! Ona rahmet eyle! Diye duâ ederler. (3)

Hadis, namaz kılınan yerde namazdan sonra bir beklemenin güzel olduğunu anlatmaktadır.  Yasak kılınmış lakırdılara dalmadan oturulması, meleklerin duâsını celbeder. Kullarının ibadetlerine melekleri seyrettirip, duâ etmelerini sağlaması Allah’ın (c.c.) bir lütfudur.

Hadis, camilerde namaz vaktini beklemek için oturmanın fazileti hakkında varid olmuştur. Bir ibadet için beklemek de sevap açısından ibadet gibi telakki edilmiştir. Namaz bekleyen müslüman, camide otururken bile namaz ibadeti içindeymiş gibi sevap yazılır. (4)

Hadiste geçen “musalla: namaz kılınan yer” ile mutlaka cami veya mescidin kastedilmediğinde alimlerimiz görüş birliği içindedir. Namaz kılınan yer cami, mescid, ev, iş yeri veya herhangi bir mekân olabilir. Namazdan sonra abdestli olarak Kur’an okumak, dua etmek, Allah’’ı zikir veya tefekkür maksadıyla oturmak da bir nevi ibadettir. Böyle hareket edenlerin günahlarının bağışlanması ve Allah’’ın rahmetine nâil olmaları için melekler dua ederler. Abdesti bozan şey anlamına gelen hades, fıkhî açıdan alınmasını gerektiren şeylerden birini yapmak anlamında kullandığı gibi, zühd ve takva hayatı açısından, yasaklanmış bir dünya kelamı, gıybet ve dedikodu, insanları çekiştirme gibi haram kılınmış bir davranış da hades tabiri içinde mütalaa edilmiştir.

Bu haram davranışlar abdesti bozmaz ve yeniden alınmasını gerektirmezse de büyük günah oldukları için insanın iyilikleri karşılığında kazandığı sevaplarını yitirmesine yol açar. Namaz kılarak Allah’’a yaklaşmayı hedefleyen bir insanın böyle kötü karşılanan davranışlardan uzak durması gerekir. Bu vasıfları üzerlerinde taşıyan kimselere ise, melekler istiğfar etmez ve rahmet dilemez. Böyle hadislerin hikmet ve gayesi, mü’minlerin ibadet ve hayırlarını boşa giderecek iş ve davranışlardan uzak durmalarını temin etmek ve onları uyarmaktır.

Bu hadisten öğrendiğimize göre; namazdan sonra, namaz kılınan yerde bir süre oturarak dua, tesbih, Allah’ın zikri ve tefekkürle meşgul olmak müstehaptır. Cami ve mescidlerde otururken abdestli olmak gerekir. Mescitte abdest bozmak günahlardan sayılır. Dua, tesbih, zikir ve tefekkürle meşgul olanlara melekler de dua ederler. (5)

3-Camide İlk Safta Duran Kişiye Melekler Dua Eder

Camide ilk safta duran kişiye melekler duâ ederler. Camide birinci safta durmanın fazileti konusunda pek çok hadis-i şerif varid olmuştur. Bunlardan bir tanesi meleklerin birinci safta namaz kılana duâ etmesiyle ilgilidir:

Bera’ b. Azib (r.a.)’dan:

Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz, safların arasına girer, bir taraftan diğer tarafa kadar dolaşır, omuzlarımıza ve göğüslerimize elini dokundurarak ileri ve geri çıkanları düzeltir ve:

“Safta ileri geri durup ihtilaf etmeyiniz, yoksa kalpleriniz de başka başka olur” ve: “Şüphesiz ki, Allah ilk safta namaz kılanlara rahmet ve melekler de duâ ederler.” buyurdu. (6)

4-Safların Sağ Tarafında Duran Kişiye Melekler Dua Eder    

Hz. Aişe (R. Anha)’nın naklettiği hadis-i şerifte Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu.

 “Muhakkak, Allah ve melekleri safların sağ kollarındakilere rahmet ve duâ ederler.” buyurdu. (7)

5-Oruçlu Olan Kişinin Yanında Başkaları Yiyip İçtikleri Zaman, O Oruçlu Kişiye Melekler Dua Eder

Oruçlu olan kişinin yanında yememek, içmemek adaptandır ve nezaket kuralıdır. Buna gayr-i müslimlerin bile riayet ettiklerini müşahede etmekteyiz. Onun için dine saygılı yerlerde Ramazan ayında lokanta ve çay ocakları bile kapanır. İftara yakın zamanlarda iftar edecek olanlar için açılır. İster Ramazan ayında oruç tutmaması caiz olan kimselerce olsun, ister sair zamanlarda oruç tutmayanlar olsun, oruçlu kimsenin yanında yiyip içtikleri, oruçlunun da orucunu bozmaksızın sabrettiği oranda hazırdaki melekler ona duâ ederler. Şu rivayete bakalım:

Medineli Ümmü Umare (r.anha) dan:

Bir gün Resül-ü Ekrem Efendimiz evime geldi. Ben Hz. Peygamber’e yemek çıkardım. Resül-ü Ekrem: Sen de ye, diye teklif etmesi üzerine: Ya Resûlüllah! Ben oruçluyum, dedim. Bunun üzerine Peygamber Aleyhisselam:

“Bir oruçlu kimsenin yanında yemek yenildiğinde onlar yemekten kalkıncaya kadar veya karınlarını doyuruncaya kadar melekler de o oruçluya duâ ederler.” Buyurdu. (8)

Hadiste, misafire ikram etmenin, meleklerin duâsına vesile olacak bir amel olduğuna işaret edilmektedir. Aç bir kimseyi doyuran kimseye, melekler, misafir yedikçe de duâ ederler. Allah’tan onun için af ve mağfiret dilerler.

6-Hastayı Ziyaret Edene Melekler Dua Eder

Allahü Teâlâ kullarını çok sevdiğinden, insanlara yapılan en küçük bir iyiliğe karşı çok sevap verir. Aksine kullarından birine haksız yere eziyet eden kişi de çok günah kazanır.

Hastalar, ilgiye muhtaç kimseler olduklarından onlara yapılan iyiliğin ve kendilerine karşı gösterilen ilginin Allah katında değeri çok büyüktür. Bu bakımdan hastayı ziyaret etmek şeklindeki ilgi meleklerin dahi duâ etmesine vesile olur. Bakınız Resûlüllah (s.a.v) bu hususta ne buyuruyor:

Hz. Ali (r.a.)’den:

Resûlüllah Efendimiz:

“Herhangi bir müslim sabahleyin hasta müslüman kardeşini ziyaret ederse, yetmiş bin melek ona akşama kadar rahmet okurlar. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek sabaha kadar ona istiğfâr ederler. Aynı zamanda o kimse için Cennet’te toplanmış meyveler vardır.” buyurdu. (9)

Ebu Hureyre (r.a.)’den Resûlüllah (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Hastayı veya Allah rızası için sevdiği kardeşini ziyaret edene (rahmani) olarak şöyle seslenir:

“Ne mutlu sana ne güzel yolculuk! Kendine cennette bir yer hazırladın.” (10)

Hadis, hasta ziyaretinin müstehap olduğuna delildir. Allah için kardeşleri ziyaret, teşvik edilen ziyaret türlerindendir. Bu ziyaretlere gidip gelirken kişinin günahlarının da döküldüğüne dair yorumlar getirilmektedir.

7-Allah Rızası İçin Bir Müslüman Kardeşini Ziyaret Eden Kişiye Melekler Duâ Eder:

Allah rızası için bir müslüman kardeşini ziyaret eden kişiyi melekler karşılar ve ona Allah’ın kendisini sevdiğini müjdelerler. Allahü Teâlâ, kullarına yapılan iyiliğe çok büyük mükafatlarla mukabele eder. Burada da Allah rızası için başka maksatlar gözetilmeksizin yapılan ziyareti, kendi sevgisini bahşetmekle mükafatlandırıyor. Peygamber (s.a.v) bu hususta şöyle buyurmaktadır.

“Bir adam başka bir köydeki bir din kardeşini ziyaret etti. Bunun üzerine Allah, onun yolunun üzerine gözetleyici bir melek koydu.

O adam meleğin yanından geçerken melek ona:

-Nereye gidersin? Diye sordu.

Adam:

-Bu köydeki bir kardeşimi ziyaret edeceğim, diye cevap verdi.

Melek:

-Onda beklediğin bir menfaatin var mı? diye sorunca adam:

-Hayır, sadece Allah Azze ve Celle yolunda onu seviyorum, dedi. Bunun üzerine melek:

-Ben Allah’ın sana şunu iletmekle görevli elçisiyim ki, sen o adamı nasıl Allah yolunda seviyorsan Allah da seni seviyor, dedi. (11)

Hadisimiz, Allah için birbirini sevmenin faziletine ve muhabbetin Allah’ın da kulunu sevmesine sebep olacağına işarettir. Meleğin kendine görülüp, Allah’ın sormasını istediği şeyleri sormasından dolayı bu kişinin rasül mü, nebi mi, yoksa sade bir insan mı olduğu hususunda ulema çeşitli deliller ileri sürmüşlerdir.

Salih kişileri ve dostları yalnız Allah rızası için ziyaret müstehaptır. Ameller ihlas sayesinde değer kazanır. Riya, menfaat gibi şeyler gözetilerek yapılan ameller Allah katında makbul değildir. Allah rızası gözetilen amellerde başka hiçbir kimsenin rızası gözetilmemelidir.

Allah’ın kulunu sevmesi, kulu hakkında hayır murad etmesi, işlerinde muvaffak kılması ve ummadığı yerlerden iyi şeyler lutfetmesi şeklinde görülür. Allah için sevmek, akrabayı ziyaret, amellerin üstünlerindendir.

8-Hastaya veya Mevtanın Yanında Hayır Duâ Edilirse Melekler de “Amin” Derler

Ümmü Seleme (r.anha)’nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir. Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hasta veya mevtanın yanında bulunduğunuz zaman ancak hayır duâda bulununuz. Çünkü melekler yaptığınız duâlara amin derler.”

Ümmü Seleme anlatıyor: Ebu Seleme vefat edince Nebi’ye (s.a.v) giderek:

-Ya Resûlüllah! Ebu Seleme vefat etti, dedim. Bunun üzerine Resûlüllah bana:

-Ya Allah! Beni ve onu bağışla, onun yerine bana güzel bir karşılık ver” sözünü söyle buyurdu. Ben de böyle söyledim. Allah (c.c.) bana ondan daha hayırlı, Muhammed’i (s.a.v) nasib etti. (12)

Kaynakça:

1-R. Salihin, H.No: 10.

2- Bak. Mü’min, /9; İmam Nevevi, a.g.e., c.1., s.78-79

3- R. Salihin, H.No: 1066.

4- İmam Nevevi, a.g.e., c.4.s.299-300.

5- İmam Nevevi, Riyasü’s-Salihin, Tercüme ve Şerh: Prof.Dr. M.Yaşar Kandemir, Prof.Dr. İ. Lütfi ÇAKAN, Yrd.Doç.Dr. Raşit KÜÇÜK, Erkam Yayınları, c.5, s.228-229, İstanbul,1998

6- R. Salihin, H. No:1094.

7- R.Salihin, H.No: 1098; Hadisi, Ebu Davud, Müslim’in şartlarına uygun bir senetle rivayet etmiştir.

8- R. Salihin, H.No:1271; Tirmizi, Sıyam, 785. (Tirmizi  hadis hasendir demiştir.)

9- R.Salihin, H.No:903

10- R. Salihin, H.No:362; Tirmizi, Birr ve Sıla, 2099; İbn Mace, 1442.

11- Müslim, Birr, 38

12- R. Salihin, H. No:920; Müslim, Cenaiz, 919; Ebu Davud. 3115; İbn Mace, 1447, 1598; Tirmizi, 977.