Üstad Bediüzzaman’dan Hikmetli Sözler…

1-Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.

2-Evet, ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır!

3-Zalimler için yaşasın cehennem!

4-Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığı eserlere de kıymet verme.

5-“Fitne-i âhir zamanın mahiyeti bana göründü ki, o fitnenin en dehşetlisi ve cazibedarı, kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor. İhtiyarı selbedip, pervane gibi sefahet ateşine atıyor. Ve bir dakika hayat-ı dünyeviyeyi, senelerle hayat-ı bâkiyeye tercih ettiriyor.”

6-Hem eğer başımdaki saçlarım adedince başlarım bulunsa, hergün biri kesilse, hakikat-i Kur’âniyeye feda olan bu başı zındıkaya ve küfr-ü mutlaka eğmem ve bu hizmet-i imaniye ve nuriyeden vazgeçmem ve geçemem.

7-Sizler baktınız, günahlardan başka ne kazandınız? Ben bakmadım, ne kaybettim?”

8-“Şeriatın bir hakikatine bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir.

9-Nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır.

10-“Paşa! Paşa! İslamiyet’te imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur!”

11-“Ben bakıyorum; kim bana zulmediyor, dikkat ediyordum, onlar katiyen Türk değillerdir. Çünkü, hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur. Bana zulmedenler, Türklük perdesi altına girmiş başka millettendir, ‘

12-“Her milletten ziyade yüksek bir haslet, bir manevi kahramanlık Türklerde görüyorum.”

13-Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?

14-Ömür sermayesi pek azdırlüzumlu işler pek çoktur.” 

15-Zulme rıza zulümdür, taraftar olsa zalim olur.

16-Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış, yuvalarına dönmeli.

17-Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur.

18-Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.

19-Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.

20-Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!

21-Bir tek saat beş vakit namaza abdestle kafi gelir.

22-“Zaman gösterdi ki; cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.”

23-İmana gel, mükedder olma. O seni senden daha ziyade düşünür.

24-Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır; bu hayat-ı dünyeviyede dahi kalb, vicdan, ruh için mânevî hastalıklardır.

25-Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medîne bir minber; o bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imâna imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyâya reis, bütün evliyâya seyyid, bütün enbiyâ ve evliyâdan mürekkeb bir halka-i zikrin serzakiri;

26-Hayatı ebediye burada kazanılacaktır.

27-Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem.
Ruhumu Rahmân’a teslim eyledim; gayr istemem.
İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim.
Zerreyim, fakat bir Şems-i Sermed isterim.
Hiç ender hiçim; fakat bu mevcudatı birden isterim.

28-Kendine gel, insaniyete layık bir surette yüksel!

29-İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.

30-Evet, tükürün zalimlerin hayâsız yüzlerine!

31-Gece ile gündüz arasında latif bir perde var ki, gözün kapanmasıyla gece olup, açılmasıyla gündüz olduğu gibi; nefsin âlem-i maneviyata gözü kapanırsa ebedî bir gece içinde kalır, gözü maneviyata açılırsa neharı inkişaf eder.

32-Dinsiz felsefe hakikatsiz bir safsatadır ve kâinata bir tahkirdir.

33-Sefahet ve sarhoşluk bir perdedir; muvakkaten hissettirmez. “Tuh onların aklına!” de.

Aziz Üstadım! Nurlar içinde yat. Cenab-ı Hak seni Peygamber Efendimize (s.a.v) komşu eylesin.  Ruhu için el- Fatiha!