Yanlış Yerde Parlayamazsın
Tarihler 12 Ocak 2007’yi gösterdiğinde, New York metrosunda gizemli bir kemancı, şimdiye kadar yazılmış en karmaşık eserlerden birini tam 45 dakika boyunca çaldı.
Yüzlerce insan yanından geçip gitti.
Birkaç kişi durdu, bazıları alkışladı ve kemancı sadece 50 dolar kazanabildi.
Oysa bu zor eseri 3 milyon dolarlık kemanıyla çalan kişi, dünyanın en saygın müzisyenlerinden biri olan Joshua Bell’di.
2 gün önce aynı eseri Boston’da 2000 kişilik bir salonda çalmış ve sahnede kaldığı her dakika başına 1000 dolar kazanmıştı.
Aynı müzik, aynı sanatçı ama farklı bir yer, farklı bir değer.
Bu yüzden bir suyun değeri markette 5, sinemada 10, restoranda 40, havaalanında 60 TL olabilir.
Çünkü değeri belirleyen çoğu zaman sen değil, bulunduğun çevredir.
Kendini değersiz hissettiğinde belki de sorun sende değil, durduğun yerdedir.
Alıntı
Çıkarılabilecek Muhtemel Dersler:
-Altının değerinden sadece sarrafı anlar. Altın gibi insanların değerinden de insan sarrafı dediğimiz Kamil ve Arif İnsanlar anlar. Bunun dışındakiler güce ve paraya taparlar. Ne ki kamil ve arif insanların da nesli tükenmek üzere!
–Çok korkunç bir değerler çölleşmesiyle, değerler kuraklığıyla karşı karşıyayız.
-Öküzün boynuna inci gerdan takma, kıymetini bilmez. Zira onun en kıymetlisi samanı ve küspesidir.
-Öküz gibi insanlarda sadece güç ve kuvvete saygı duyarlar ve tapınırlar! İyiliği ve sevgiyi zaafiyet olarak algılarlar. Hele hele sık sık yaptığınızda mecburiyet gibi algılarlar. Müthiş bir nankörlük çeşididir bu. Halbuki siz Allah rızası için yapmışsınızdır. Karşıdaki bunu bir zafiyet ve mecburiyet gibi algılar.
-Bitki değilsin sen… Bulunduğun yer seni yeşertmiyorsa başka bir yere taşın! Gerekirse yalnızlığı tercih et ama sakın altın gibi cevherini kıymetlisi küspe ve saman olan varlıkların içinde ziyan etme!