Adnan Menderes Neden İdam Edildi?
-1952 yılında Osmanlı Hanedanının Türkiye’ye dönmeleri için af kanunu
çıkarmış ve üst seviyede ilgi göstermişti.
-Arapça okunması yasaklanan Ezan’ı aslına çevirmiştir. Ezan tekrar Arapça okunmaya başlanmıştır. Bu memleketin semalarında tam 18 sene tanrı uludur isimli düzmece ezan okunmuş ve nihayet 16 Haziran 1950 yılında aslına rücu etmiştir. Şehit Menderes’in ve dava arkadaşlarının ruhu şad olsun. (Ezanla ilgili bugüne kadar yapılmış tek film Çizme isimli filimdir.) Gözyaşları içinde defalarca izlediğim bu filmi bütün okurlarıma ısrarla tavsiye ediyorum. Ailecek izleyiniz lütfen!
-1950-1954 yıllarında Türkiye ekonomik kalkınma dönemine girdi.
-1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası kuruldu. Bu dönemde Türkiye’nin gayri safi milli hasılası, yılda ortalama %9 oranında büyüdü.
-1953 yılında Chp’nin tek-parti iktidarı sırasında edindiği mallar haczedildi ve hazineye aktarıldı.
-Kıbrısta Milli Mukavemet Teşkilatını kurdu.
Menderes Ezan şehididir. Bunda hiç şüphe yoktur. İdam edilene kadar hapis edildiği hücresinde kendisine olmadık işkenceler edilmiştir. Bağrında sigara söndürülmüş, aşağılanmış, hırpalanmış, prostat muayenesi bahanesiyle olmadık rezillikler kendisine yapılmıştır. Aşağılık darbeciler idamda kullandıkları ipin parasını bile Menderesin acılı ailesinden isteyecek kadar alçalmışlardır.
İşte bunu yapan ve bunu onaylayan chp liler bu kadar zalim ve acımasız insanlardır.
O yüzden c.h.p:
Cumhuru Haçlama, Haklama, Haşlama, Hırsızlama projesidir. Çöp, çukur, çirkef ve çirkindir. Zalimdir ve haindir. Sürekli batıdan medet umar. Yerli ve milli olan her şeye düşmandır. Mandayı savunur. Dini ve milli değerlere sürgit düşmandır. Peygamberimizi ve Kur-an-ı hiç sevmezler ve nefret ederler. Allah’a, Ahirete ve Hz. Muhammed’in (s.a.v) pak nübüvvetine kayıtsız şartsız iman etmiş bir Mü’min’in bu partiye zerre kadar muhabbet duyması düşünülemez!
Menderese Kadar Kimse Sorgulamadı
1952 yılına kadar hiç kimse 7 asır dünyaya hükmeden haneden üyelerinin varlığını ve akıbetini sorgulamadı. Merhum Menderes Başbakanlığı döneminde bir NATO toplantısı için Fransa’ya gittiğinde Büyükelçiyi yanına çağırarak hanedan ailesinin durumunu sordu. Sonrasında olanlar şöyle gelişti;
Merhum Adnan Menderes, 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa’ya gider.
Bir ara Paris (Fransa’daki Türk) Büyükelçisini yanına çağırarak:
– “Osmanoğulları ailesinin Paris’te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer ne içer ne ile geçinir?” diye sorar.
Büyükelçinin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes, büyük bir hayıflanma içerisinde:
–“Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin” der. Bir müddet sonra büyükelçi adresle gelir.
Hanedanın ziyaretine giden Menderes, gördükleri karşısında çılgına döner.
Devlet-i Âliye’nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamid Han’ın, 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar.
Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan’ın ellerine sarılır ve:
–“Anne ne olur affet bizi, geç geldik” der.
Ayşe sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına:
–“Sen kimsin“? diye sorar. Menderes de:
–“Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım’ der.
–“Ben başbakanım” sözünü duyan koca sultan, sevinçten öyle bir çığlık atar ki, kalbi duracak gibi olur, bayılır.
Menderes Türkiye’ye döner dönmez, doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a çıkar:
–“Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye’ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım’ der. Celal Bayar da:
– “Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle, silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye’de ihtilal yapar” der.
Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar. Mektupta şunlar yazılıdır:
– “Analarının ve babalarının Fransa’da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim.
Adnan Menderes.”
Menderes’in istifadan vazgeçmesi için epeyce uğraşılır ve hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla, Menderes istifadan vazgeçer.
Onu ve arkadaşlarını idam edenlere lânet olsun. Ebeddiyen Gayya Deresinde yansınlar. Azapları hiç hafiflemesin. Amin
16 Haziran günü Ezan-ı Muhammedi’nin (s.a.v) aslına iadesinin 75. Yıldönümüdür. Tüm Milletimize hayırlı olsun. Unutulan zulüm tekrarlanır. Ol sebepten mümbais asla unutmayalım ve unutturmayalım. Çizme filmini tüm aile fertlerimizle ve dostlarımızla izleyelim ve izletelim.
Ezan şehidi Adnan Menderes’in, arkadaşlarının ve istiklal mahkemesi şehitlerinin ruhlarına el-Fatiha!