Duygular Kontrol Edilmelidir

Duygular kontrol edilmezse insanın başına belâ olur. Zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Farkı oluşturan dozdur. Yatağında akan nehirler bereket, yatağında akan duygularda canlılık ve hareket getirir. Yatağından taşan nehirler felâkettir. Yatağından taşan duygularda felakettir. O yüzden duyguların kontrolü çok önemlidir.

“Sevdiğini ölçülü sev çünkü, gün gelir onunla küsebilirsin. Küstüğünde de ölçülü ol, çünkü, gün gelir onunla tekrar barışabilirsin.”

Bir deli kuyuya taş atmış.  Çıkarmak için 40 akıllı 40 gün uğraşmış derler. Bir ölçüsüz duygu yanlış bir seçim yapar. Akıl, ölçüsüz duygunun bu seçimi için yıllarca bedel öder ve acılar içinde kıvranır.

Tercihlerimi yaptığımda aklım yoktu, aklımı bulduğumda da tercihlerimi çoktan yapmıştım durumuna düşmenin gereği yoktur. Çünkü tecrübeden yararlanmak gerekir. Aksi halde ulu sözü dinlemeyen ulur!

Duygular; tanınmalı, ifade edilmeli, dozunda beslenmeli ve kontrol edilmelidir.

Mesela: Bir kişiye muhabbet ölçüsüz olursa o bağımlılığa dönüşebilir. Bir nesneye muhabbet ölçüsüz olursa o nesne zeval bulduğunda kişi büyük bir yıkıma uğrayabilir. Kurduğumuz bütün bağlar ölçülü ve kontrollü olmalıdır.

Dozunu aşan duygular birer zehirdir. Sadece gıdalardan zehirlenmez insan. Dozunu aşan duygularda insanı zehirler ve öldürür!

Konumuzla ilgili bir hikâye:

Zamanın birinde bir genç, mahallenin en güzel kızına aşık olmuş. Gönlü alev, alev yanmaya başlamış. Derken kara sevdaya yakalanmış. Yemeden içmeden kesilmiş. Bir deri bir kemik kalmış. Akli dengesini kaybeder gibi olmuş. Ailesi çaresiz kalınca oğullarını şifa bulur ümidiyle akıl hastanesine yatırmışlar.

Delikanlı uzun bir süre akıl hastanesinde tedavi görmüş. Biraz iyileşmiş. Betine-benzine kan gelmiş. Doktorlar bu aşık genci iyileşti diyerek taburcu etmişler. Aşık genç hastaneden çıkarken bir de ne görsün…Mahallede tanıdığı gençlerden birini hastaneye yatırıyorlar. 

Yeni gelen delikanlı bizim aşık gence sormuş:

-Hayrola! Senin burada ne işin var?

-Sorma birader, bizim mahalledeki falan kız varya ona aşık oldum. Sonra kara sevdaya yakalandım. Burada uzun bir süre tedavi gördüm. Şimdi iyileştim, taburcu oluyorum. Ya sen burada ne arıyorsun?

Yeni gelen delikanlı cevaplamış:

-Senin o aşık olduğun kızla ben evlendim. Bende onunla evlendiğim için delirdim. Beni buraya getirdiler. İşte halimi görüyorsun…