Yapmayın Gıdıklanıyorum…
Tilkiye, tavuğu seviyor musun demişler, yahu yapmayın gıdıklanıyorum! demiş.
Amerikalı Orgeneral Lauro Richardson misaldeki tilki gibi.
Bakın pek sayın general nasıl gıdıklanıyormuş! okuyup görelim:
“Elbette Küba, Venezuela ve Nikaragua Rusya ile ilişkilere sahip.
Bu bölge zengin doğal kaynakları ve nadir toprak elementleri açısından çok zengin.
Bugün teknoloji için gerekli olan Lityum üçgenine sahipsiniz.
Dünyadaki Lityumun %60’ı “lityum üçgeni olarak adlandırdığımız bu bölgede.
Arjantin, Bolivya, Şili…
Guyana açıklarında bir yıl önce keşfedilen en büyük petrol rezervlerine ve hafif tatlı ham petrole sahipsiniz.
Venezuela’da petrol, bakır, altın gibi kaynakları da var. Burada dünyanın akciğerleri olan amazon ormanlarına sahibiz. (Resmen sahibiz diyor, ifadeye lütfen dikkat!)
Ayrıca bu bölgede dünya tatlı su rezervinin %31’ine de sahibiz. (Resmen sahibiz diyor, ifadeye lütfen dikkat!)
Yani rakamların çok ötesinde…
Yapacak çok işimiz var…
Bu bölge önemli…
Ulusal güvenliğimiz ile alakalı olarak oyunumuzu ilerletmemiz gerekiyor.
Yani general demek istiyor ki:
–Zenginlikleriniz ağzımın suyunu akıtıyor! Acayip gıdıklanıyorum, bir hoş oluyorum, tutmayın beni…
Çıkarılabilecek Muhtemel Dersler:
-Bir değerin korunması o değerin elde edilmesinden daha önemlidir.
-Meydan okumalara cevap veremeyen milletler yok olurlar.
-Geçmişten ibret almayanlar, gelecek için ibret olurlar.
Maalesef Venezuela ordusu ve halkı; geçmişte Irak’ın, Libya’nın vb ülkelerin yaşadıklarından hiç ders çıkarmamış…
Katilini emziren anne gibi, tuzağına koşan tavşan gibi davrandılar.
Liderlerini sattılar ve bütün zenginliklerini emperyalistlere peşkeş çektiler.
-Her seçim bir vazgeçiştir. Her insan ya sonuna ya sonsuzluğuna koşar!
-Devlet başkanı Maduro’yu; Venezuela’nın sonraki nesilleri, (emperyalistler tarafından yazılan, düzmece tarihi okuyunca) onu ülkesini terk etmiş ve ülkesini satmış bir hain olarak öğrenecek.
Aynen yakın tarihimizde Masum ve Mazlum padişahlarımız Abdulhamit Han ve Vahdettin Han gibi.
Gerçeği bilenler ise onu ülkesini emperyalist Amerika’ya karşı son nefesine kadar savunan bir kahraman olarak bilecek.
Ülkesinden bir çakıl taşı bile vermemiş, son anına kadar direnmiş, ordusu ve halkı tarafından yalnız bırakılmış bir kahraman lider olarak bilecek.
Saddam Hüseyin’in idamından sonra Irak’ın başına gelenler Venezuela’nın başına gelecek.
Muammer Kaddafi’nin idamından sonra Libya’nın başına gelenler Venezuela’nın başına gelecek.
Ayrıca bir önemli neden de Maduro’nun İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırıma karşı takındığı net tavır:
Mazlum Filistin Halkının yanında olması.
Görene ne köre ne demişler…