Saddamın Heykelini Yıkan Iraklı Bir iş Adamının Sözleri

ABD ordusu Bağdat’a kadar geldiğinde büyük bir alkış eşliğinde onları karşıladık.

Bize hadi bu heykeli siz yıkın, bu sizin hakkınız, dediler.

Bir balyoz bulup tüm nefretimle Saddam’ın heykeline vurmaya başladım.

Kimimiz ayakkabısıyla vuruyor kimi bir sopayla.

Amerikalılar araçlarında bira içerek çılgınca bağırıyordu.

Bize gülüyorlardı.

Barış, demokrasi, para palavraları gözümüzü körleştirmişti.

Günlerce aç ve susuz kaldık.

Bombaların arasında sığınaklarda fareler ve böcekler arasında yatıyorduk.

Birden hepimiz terörist ilan edilmiştik.

Ya abd için savaşacaktık ya da kamplara götürülecektik.

Kadınlarımıza tecavüz ediliyordu ve her yerde cesetler vardı.

Kadın, erkek, çocuk ve bebek…

Daha aylar öncesi mutlu sabahlara uyanıyordum.

Yeni bir ev almıştım yeni eşyalar ve temiz kıyafetler.

O an hüngür hüngür, ağladım…

Ellerimi taşlara vurdum.

Oysa Nefretle yıktığım o Heykeli tekrar dikmek için her şeyimi feda
ederim.

Saddam’ı şimdi anlıyoruz ama bunun artık bir faydası yok.

Çıkarılabilecek Muhtemel Dersler:

1-Feraseti olmayan Müslüman Bön Müslümandır.

2-Bönlerin yönlerini hinler tayin eder.

3-Bir tane en iyiyi getirmek için on tane iyiyi feda etmek ahmaklıktır!

4-Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam!

5-Amerika’dan; barış, özgürlük, adalet beklemek, bir engerek yılanından merhamet beklemek gibi ahmaklıktır!

6-İnsanların çoğu elindeki nimetin kadrini kaybettikten sonra anlar.

7-Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz-fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler.” (Said-i Nursi r.h.)