Kur’an-ın Hafızalardan ve Hayattan Çekilmesi!
1-Ebu Mûsa (radıyallahuanh) anlatıyor:
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Şu Kur’ân’ı muhafazaya özen gösterin. Muhammed’in nefsini kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun Kur’ân-ı Kerim’in (hafızalardan) kaçması, develerin bağlarından boşanıp kaçmasından daha kolaydır.”
[Buharî, Fedailu’l-Kur’ân 23; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn 231]
2-İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kur’an hâfızı, bağlı devenin sâhibine benzer. Deve sahibi devesini sürekli gözetirse elinde tutar. Eğer onunla ilgilenmezse kaçıp gider.”
(Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 23; Müslim, Müsâfirîn 226. Ayrıca bk. Nesâî, İftitâh 37)
3-Kim, Kur’ân’ı öğrenir de mushafını asar, onu sık sık okumaz ve yüzüne bakmazsa, kıyâmet günü Kur’ân gelir, o kişinin yakasına yapışır ve:
–Ey Âlemlerin Rabbi! Bu kulun beni terk etti ve benden uzak durdu. Aramızda sen hüküm ver!» diye şikâyette bulunur.”
(Kurtubî, el-Câmi‘, XIII, 27-28)
4-Küre-i arz kafasının aklı hükmünde olan Kur’ân onun başından çıkmasıyla zemin divâne olup, izn-i İlâhî ile başını başka seyyareye çarpmasıyla hareketinden geri dönüp garptan şarka olan seyahatini irade-i Rabbânî ile şarktan garba tebdil etmekle güneş garptan tulua başlar.
Evet, arzı şems ile ferşi Arş ile kuvvetli bağlayan hablullahi’l metîn olan Kur’an-ın kuvve-i cazibesi kopsa, küre-i arzın ipi çözülür ve başıboş serseri olup aksiyle ve intizamsız hareketinden güneş garptan çıkar.
Hem müsademe neticesinde emr-i İlâhî ile kıyamet kopar diye bir te’vili vardır.
Risale-i Nur. Beşinci Şua.