Kişinin Namazı Orucu Sizi Aldatmasın, Muamelatına Bakınız!

 –“Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına (menfaat anındaki tavrına) bakıp öyle değerlendirin.” (s.a.v) “Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç”tutar, dileyen namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz.” (s.a.v) (Kenzu’l-Ummal, h. No: 8435, 8436).

–“Bir kimseyi su üzerinde yürüdüğünü veya havada uçtuğunu görseniz bile, onunla aldanmayın. Bilakis onun durumunu Kitap ve sünnetin ölçüsüne vurun…” İmam-ı Şafi (r.h) (bk. Siyeru’l-Alam, 12/348; Merkezu’l-Fetva, Rakam’l Fetva: 53617).

–“Erzurum’da yakaladığımız Müslüman olmuş bir Rus ca­susunu temize çıkarmak için bir mahalle halkının karargâhıma geldiği zaman hallerine bakıp hatıratıma şu­nu kaydetmiştim: Ey Türkoğlu! Sen pek safsın, seni her­kes aldattı. Erdim diyen, döndüm diyen çemberinden at­lattı.” (Kazım Karabekir Paşa (r.h)).

–“Hiçbir müfsit, ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hatta benim sözümü de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim. Veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyleyse, her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte, size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktıysa kalpte saklayınız. Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz.” (Said-i Nursi (r.h), Münazarat).

–Bir kimse Hz. Ömer’in yanında başka birisini medhediyor, ondan sitayişle bahsediyordu. Hz. Ömer (r.a):

“-Onunla hiç yolculuk yaptın mı?” diye sordu. Adam:

“-Hayır” dedi.

“-Alış-veriş gibi içtimâî bir muâmelen oldu mu?”

“-Hayır.”

“-Peki sabah-akşam ona komşu oldun mu?”

“-Hayır.”

Bu cevaplar üzerine Hz. Ömer (r.a):

“-Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki sen onu tanımıyorsun” dedi (Gazâlî, İhyâ, III, 312).

–“Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) zamanında Allah katından gelen vahiy sayesinde insanlar gizli hallerinden de sorumlu tutuluyorlardı. Hiç kuşkusuz vahyin arkası kesilmiştir. Biz ise şu anda sizleri, bize apaçık belli olan davranışlarınız sebebiyle hesaba çekeriz. Dolayısıyla bize iyi davranışlar gösteren kimseyi, emîn kimse bilir ve ona yaklaşırız. Onun gizli hâllerinden hiçbir şeyi araştırmak bize düşmez. O kişinin gizli hâlleriyle alâkalı hesabı Allah’a kalmıştır. Bize karşı kötü davranışlar sergileyen kimseyi de emîn bulmayız. O kişi, maksadının iyi olduğunu söylese bile ondan emin olmaz ve kendisini tasdik etmeyiz.” (Hz Ömer (r.a) (Buhârî, Şehâdât 5).

–Kalbinizin soğukluk hissettiği insanlardan uzak durunuz. Hz. Ömer (r.a).

–Hz. Ömer (r.a) rivayet ediyor: “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, ağzı iyi laf yapan münafıktır.” (s.a.v) (Camiüssağir, 305).

–Hazreti Hüseyini (r.a) katledenlerde cemaatle öğle namazını kılmışlardı, Hazreti Hüseyin’i (r.a) katletmeden önce.

–Hicaz halkını Osmanlı’ya karşı kışkırtan İngiliz casusu Lavrence, çok güzel Kur’an okur ve onu dinleyenler ağlarmış.

–Cebimdeki paramı, fahiş karla, ticaret adı altında ç-alarak beni kandıran Müslüman’ın akidesi beni ilgilendirmiyor, beni muamelatı ilgilendiriyor.

–Bugün İngiliz sömürgelerinde kraliçe için canını verecek yüzbinlerce Müslüman asker bulunuyor. Bizi, kimsenin inancı ve itikadı ilgilendirmiyor. Muamelatı ve sunduğu 6 temel emniyet ilgilendiriyor.

–Önce anahtar soruyu sormalıyız: Güvenilir mi, 6 temel emniyeti sunuyor mu, hedefi ne, nereye koşuyor ve kimin menfaatlerine hizmet ediyor?

–Sahibinin yemini yiyip komşunun kümesine yumurtlayan tavuğun yumurtasının kalitesine bakılmaz, tavuğun icabına! bakılır.