Mehmet Bey sevgililer günü için patronundan özel izin almıştı. Uzun bir süredir bu ânı bekliyordu. Karısına sürpriz yapacak, evliliğini daha da mutlu hale getirecekti. Yakın dostlarına bu plânından biraz bahsetmişti. Gün görmüş dostları her ne kadar bu plânın işe yaramayacağını anlatsalar da o bunu kafasına koymuştu. Sürpriz için günlerdir hazırlanıyordu. Evinin kapısına yaklaştığında kendini çok mutlu hissetti. Zile bastı. Karısı günlük kıyafetiyle kapıyı açtı. Kocasını kapıda görünce şaşırdı. Çünkü onu işyerinde zannediyordu. Mehmet bey parmaklarını dudaklarına götürerek sus işareti yaptı ve sadece beni dinlemeni rica ediyorum dedi.

Elindeki rengarenk sepeti karısına doğru uzatarak diğer eliyle günlerdir hazırladığı şiirini tane, tane okumaya başladı:

-Ey benim nûr-u didem, rûh-u zübdem,
Savt-ı  andelibine hayran olduğum,
Vech-i nuruna seyran olduğum,
Has bahçemin gonca gülü,
Viran gönlümün şen bülbülü,
Hayallerimin beyaz güvercini,
Kar beyazım, nur beyazım,
İnci’den dişlim, ceylan sekişlim,
Nur yüzlüm, sihir gözlüm,
İnce bellim, ballı dillim,

Mahpeykerim benim,
Muhabbet bakışlım, vuslat akışlım,
Kar tanem,
Nur tanem,
Bir tanem,
Seni gördüğümden beri
Gönlüm alev aldı, bütün benliğim tutuştu!..
Geceler sensiz, geceler sessiz…
Uyku tutmaz gecelerim,
Her dem vuslatın hecelerim,
Firakın dağladı yüreğim,
Yıkıldı evim direğim!
Sular gibi çağladım senin için,
Mecnun gibi ağladım senin için,
Ne olur gel artık,
Bad-ı saba gibi eserek gel,
Ma-ı zemzem  gibi akarak gel,
Bir menzil-i meçhulden çıkarak gel,
Bir serçe öksürüğü kadar zarif,
Bir kar tanesi kadar latif,
Bir kelebek kadar naifsin muhteşem hatunum benim!

Söylesem söz olur söylemesem köz olur,
Nefesim durdu her şey sessiz,
Söz bitti kelimeler kifayetsiz…

Sevgimin ifadesi, çılgın aşkımın nişanesi bu kırmızı gülleri ahzedip kabul buyurarak bu köleni memnun ve mesrur eder misin?

Mehmet bey şiirini büyük bir içtenlikle okudu. Sonra elindeki çok özenle yaptırdığı güllerden oluşan gelinlikli çiçek sepetini karısına doğru uzattı…

Hanımının yüz ifadesi adeta hortlak görmüş gibiydi!..

Bir süre sessiz kaldıktan sonra elindeki çiçekleri yere atarak haykırdı:

-Ulen herif!..

Deminden beri abuk-subuk konuşup duruyorsun. Bu kadar ota para vereceğine, bir kilo baklava getirseydin, yeseydik ya!..

Kıssadan Hisse:

Kiminle neyi konuşacağını bilmen ilmin yarısıdır.

Güzel sözün kıymetini erbabı anlar. Erbabı olmayan güzel sözden ne anlar?

Değer ağır bir yüktür. Kime yükleyeceğinize dikkat ediniz.

-Her kadının sevgi dili onay sözcükleri değildir. Çoğu zaman para ve kıymetli hediyelerdir.