Ruhlarımızı Dinlendirelim-16

1-Biri sana dil uzatır ve sende olmayan bir kusurla seni ayıplarsa, sen onu sahip olduğu kusurla dahi ayıplama.

Onu, günahı kendine, sevabı sana olduğu halde terk et. Kimseye asla sövme.”

(Câmiü’s-Sağîr, 1/66)

2-Allah namazlarını neden kılmadın diye sual buyurduğunda:

-Dünya’da kılanları da gördük demek kimsenin yükünü hafifletmeyecek. Bir başkasının eksikliği size fazlalık olarak yazılmayacak.

3-Hiç kimse bir Müslümanı küçük görmesin. Çünkü Müslümanların en küçüğü bile ALLAH katında çok büyüktür.

Hz. Ebubekir (r.a)

4-“Lokmayı helâlden temin edebilmek için çalışmak, nafile ibadetlerden (gece ibadeti, gündüz orucu) daha üstündür. Çünkü ibadetlerin kabulünün ve manevi huzurun temeli helâl lokmadır”

(İbrahim B. Edhem)

5-Sen benim içime bak! demek boş laftır. Dışı Hak ile olmayanın içinin Hak ile olması mümkün değildir.

Allah’ın emirlerine itaat etmeyenlerin içleri de bozuk olur. Bu yüzden içinin doğru olmasın isteyen, önce dışını düzeltmelidir.

Mehmed Zahid KOTKU (k.s) 

6-Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bir Mü’minin haksız olarak öldürülmesi günah olarak Allah’ın Katında dünyanın yok olmasından daha büyüktür!

Allah’ın Katında dünyanın zevali/yok olması, Müslümanın öldürülmesinden daha değersizdir.

(Tirmizî, Diyat, 7; Nesâî, Muharebe, 2.)

7-Böyle iken onlara ne oluyor ki âdeta aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi öğütten yüz çevirip kaçıyorlar!

(Müddessir Suresi. 49-51 Ayetler)

8-Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi. 

(Müslim, Hudûd, 22)

9-Bir kişinin kalbinde aynı anda iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz.

(İbn Hanbel, II, 349)

10-Kimin yaşı ilerlediği halde ameli gerilerse şeytan o kimsenin gözlerinden öper!

Yaşı kırkı geçtiği halde hayrı şerrini geçmeyen, hâlâ hayrı az, şerri çok olan insanın da gözlerinden öper şeytan!

Hikmetli Söz

11-Gizli halleriniz açığa çıksaydı, nefretinizden dolayı birbirinizi defnetmezdiniz.

Hikmetli Söz

12-Kırk yaşına ayak basan kişi, küçük ve büyük tüm günahlardan tövbe etmezse, şeytan eliyle onun alnını okşar ve ‘iflah olmayacak bir yüze kurban olayım’ der.

(Fudayl lbnü lyâz Hazretleri)

13-“Kalbindekileri çıkar bir kaba koy, pazarda herkesin göreceği şekilde dolaştır. İçinde utanılacak hiçbir şey yoksa işte bu takvadır.”

Abdülkâdir-i Geylânî (k.s)

14-Ebû Bekir es-Sıddık radıyallahu anh şöyle dedi:

Ey insanlar! Şüphesiz siz şu âyeti okuyorsunuz:

-“Ey inananlar! Siz kendinize bakın, doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. İşlemekte olduklarınızı size haber verecektir”

[Mâide sûresi (5), 105].

Oysa ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim:

-“Şüphesiz ki insanlar zâlimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsine umumileştirmesi yakındır.”

(Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizí, Fiten 8; Tefsîru süre (5), 17)

15-İnsanda bulunan en şerli şey aşırı cimrilik ve şiddetli korkudur.

(Ebu Davud, 22)

16-Ümmetimin aleyhine korktuğumun en korkuncu, saptırıcı liderlerdir!

(İbni Mace, Fiten, 9; Müsned,6/441)

17-“Bir gün gelecek, yer başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülecek, insanlar gücüne karşı durulamaz olan bir tek Allah’ın huzuruna çıkacaklardır.”

(İbrâhim 14/48; ayrica bk. Rahmân 55/26-27).
(Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 536-537)

18-“Yararlı işler görmekte acele ediniz. Zira yakın bir gelecekte karanlık geceler gibi birtakım fitneler ortalığı kaplayacaktır.

O zamanda insan, mümin olarak sabahlar, kâfir olarak geceler; mü’min olarak geceler, kâfir olarak sabahlar.

Dinini küçük bir dünyalığa satar.”

(Müslim, Imân 186. Tirmizí,Fiten 30, Zühd 3)

19-“Kâfir, bir iyilik yaptığında bu iyiliğine mukabil kendisine dünyalık bir nimet tattırılır.

Mü’mine gelince, Allah onun iyiliklerinin karşılığını âhirette vermek üzere biriktirir.

Ayrıca dünyada yaptığı kulluğa mukabil rızık ihsan eder.”

(Müslim, Sıfâtu’l-münâfikin 57)

20-Cinlerin ve insanların isyankâr olanları dışında, yerde ve göklerde bulunan bütün varlıklar, benim, Allâh’ın Rasûlü olduğumu bilirler.”

(Ahmed bin Hanbel, Müsned, IlI, 310)