YARINA BIRAKMAK-1
1-“Yarın yaparım diyenler helâk oldu.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/129)
2-“Zamanı öldürenler, zamansız ölürler.” Zafer Dergisi
3-“Sana bir ihtiras musallat olduğu zaman, onunla savaşı yarına bırakırsan, yarın gelecek ve sen savaşmayacaksın. Böylece yarından yarına bırakınca sadece yenilmeyecek, fakat öyle bir duygusuzluğa kapılacaksın ki, günah işlediğinin bile farkını varmayacaksın” Epiktetos
4-“İnsan güçlüyken güçsüze karşı vermediği savaşı; kendi güç kaybedip, güçsüz kuvvetlendiği zaman, nasıl kazanabilir?” İmam Gazali (r.h)
5-Tehlikeyi küçümseme, zevki tanrı edinme, azgınlık ve sapıklık, insanlık yörüngesinden çıkış,
AD kavminde fırtına sökmeden ağaçları,
SEMUD kavmine inmeden müthiş sayha,
MEDYEN halkını yakıp kavurmadan sıcak,
EYKE halkının başına yağmadan yıldırımlar,
LUT kavmini silmeden sahneden o zelzele,
POMPEİ Roma’ya kusmadan acı lavı, önceden düşen apaçık gölgelerdi. Kemal Ural
6-“Şu gerçeği unutmayın:
Tek önemli vakit vardır: İçinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir.
En önemli kişi: Kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez.
Ve en önemli iş iyilik yapmaktır: Çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.” Tolstoy
7-“Adamın biri yol kenarına diken ekmiş. Önceleri zararsız gibi görünen bu dikenler, zamanla gelip geçenleri rahatsız etmeye başlayınca, şikayetler çoğalmış. Fakat, adam bu şikayetleri duymamazlıktan gelmiş. Derken, Allah Teala’nın bir veli kulu gelip adama dikenleri sökmesini söylemiş. Adam da:
– ‘Bir hayli gün var babacığım. Bugün olmazsa yarın; bir gün mutlaka o dikenleri sökeceğim.’ demiş. Bunun üzerine Allah dostu, adama şöyle demiş:
–‘Hep yarın diyerek bu işi erteliyorsun. Fakat, bil ki günler geçtikçe o dikenler büyüyüp güçleniyor, sense güç kaybediyorsun. Dikenler gençleşiyor, sense giderek ihtiyarlıyorsun…’” Mevlâna
8-Ünlü bilgin Amir bin Abdülkays’a bir gün birisi gelir. Asıl niyeti eğlenip, hoş vakit geçirmektir. Onun yanlış maksadını anlayan bilgin:
–“Güneşi durdur.” der. Adam şaşırır. Sonra bilgin şöyle devam eder:
–“Güneşi durdur ki seninle birkaç dakika çene çalayım. Zaman çok önemli. Zaman geçti mi bir daha geri getiremeyiz. Bu hiçbir şeyle karşılanamayacak bir zarardır. Çünkü her zamanın kendine mahsus bir işi vardır.”
9-Kendimize en büyük yalanları biz söyleriz. Kendimize en büyük zararı biz veririz. Bazen bizi en çok biz tüketiriz. Her ertelemede irade biraz daha felç olmaktadır. Felçli bir irade kanserli bir uzuvdan daha tehlikelidir.
10-Yarınlar, yarınlara bırakanlara yar olmadılar. Onları yâr(uçurum) dan uçurdular.
-Erteleyenler eritilenlerdir. Eringeç adam, eriyen genç adamdır. Üşengeç adam, üşüyen genç adamdır.
-Küçüktü önemsemedim, büyüdü hakkından gelemedim.
-Ya şimdi ya hiçbir zaman.
-Ömür bir gündür, o da bugündür, o da geçmekte gümbür, gümbür!
-Şimdiki şimdinin yarınki şimdiden ne farkı var?
-Dün geçmiştir ders al, yarın gelecektir plânla, bugün ise elindedir onu yaşa.
-Yarın için yapılacak en güzel plan bugünün dolu, dolu yaşanmasıdır.
-Ayağımıza takılanlar ya ekmediklerimizdir ya biçmediklerimizdir.
-İhmal ettiğin her şey bir gün gelecek seni imha edecektir.
11-“Yaşamımız önem verdiğimiz olaylara karşı sessiz kaldığımız zaman kararmaya başlar” Mark Tawin.
12-Sıcak bir yaz günü adamın biri buz satıyor, bir yandan da bağırıyordu:
-Sermayesi tükenen adama yardım edin! Sermayesi tükenen adama yardım edin!
Adam bu sözünde haklıydı. Zira buz durmadan eriyip yok oluyordu. Oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadi, bu sözleri duydu ve bir an durakladı, düşünmeye başladı. Yavaş yavaş benzi sarardı ve olduğu yere yığılıp kaldı. Etrafına insanlar toplandı ve bir süre sonra Cüneyd-i Bağdadi kendine geldi.
-Ne oldu sana böyle, dediler.
O da cevap verdi:
-Eriyen buz değildi ömrümdü, ömrüm!